Birinci Lem’adan çıkarmamız gereken dersler nelerdir?

03.09.2024 14:00

Birinci Lem’adan çıkarmamız gereken dersler nelerdir?
Ne hazin bir çağda yaşıyoruz, insanın kendisine yettiğini düşünmesiyle. Materyalist felsefe yaratıcı ile bağlarımızı kesip “sen kendine yetersin”, haşa aslında sen de bir tanrısın demeye getirdi. Her türlü engeli ve sebebi ortadan kaldırıp her şeye gücün yeter dedi. Gerçekten öyle mi oldu?
Yaşadığımız bu Haz çağında “asıl cennet dünyadadır ve dünya nimetlerindedir” diyerek başlayan serüven ne yazık ki hüsranla bitti. Ne insan kendisine yetti ne de doğaya hükmedebildi ve ne de o görkemli cenneti inşa edebildi. Arkasında yığınla hasta ve depresif kişiler bıraktı. Anti depresanlar ile ayakta durmaya çalışan insanlık bir ışık bir merhamet aramakta. Her şeyi kuşatan istek ve arzularına birinin cevap vermesini istemekte. Biz kimiz? Nerden geliyoruz? Nereye gideceğiz? Sorularının aydınlanmasını beklemekte.
Ne kadarda Hz yunustan bahsetse de aslında konu tam olarak biziz.  Yunus (a.s)  balık yutmuştu,  bizi ise bu dünya hayatı. Bu zihin karmaşasının gölgesinde yazıldı Birinci Lema. 
 Hz. Yunus kur ’anda Zünnûn ( Balık tarafından yutulan) diye adlandırılan peygamberdir. Ninovaya bugünkü Musul şehrine peygamber olarak gelmiş ve oradaki putperest halkı tevhide davet etmiştir. Otuz üç yıl boyunca tebliğ vazifesinde bulunan Hz Yunus kavmine kızarak Ninovayı terk eder.
Doğrusu Yûnus da peygamberlerimizden biriydi. Hani o, sahibinden kaçmış köle gibi, Rabbinden izinsiz vazîfe yerinden ayrılmış ve dolu bir gemiye kendini atmıştı.Sonra yolcular arasında kur‘a çektiler; Yûnus kur‘ayı kaybederek denize atıldı. Onu büyük bir balık yutuverdi; bu sırada Yûnus, pişmanlık içinde kendisini kınayıp duruyordu. Eğer o, Allah’ı her dâim tesbih eden kullardan olmasaydı, Elbette insanların yeniden diriltileceği güne kadar o balığın karnında kalacaktı. Saffat 139-144)
Zünnûn'u da (balık sâhibi Yûnus'u da an)! Hani (kavmine) kızan biri olarak,(bizden izinsiz) gitmişti de kendisini (bu yüzden) aslâ sıkıştırmayacağımızı sanmıştı; derken(balığın karnında) karanlıklar içinde (kalıp): “Senden başka ilâh yoktur; seni tenzîh ederim! Gerçekten ben (nefsine) zulmedenlerden oldum!” diye nidâ etmişti.(Enbiya 87)
Hz. Yunus'un kıssası, çeşitli dersler ve ibretler içerir. İşte bunlardan bazıları:

1-Sabır ve Metanet: Hz. Yunus'un halkı onu dinlememiş ve reddetmiştir. O da sabırsızlık gösterip halkını terk etmiştir. Ancak daha sonra balığın karnında sabır ve metanet göstermiştir. Bu, zorluklar karşısında sabırlı olmanın önemini vurgular. Kalbleri çeviren Allahtır. İnsana düşen sadece tebliğ vazifesidir. Hz. Yunus'un kıssası, doğru yolda yani tebliğde ısrar etmenin ve kararlılığın önemini vurgular. Hz. Yunus, halkını doğru yola çağırmaktan vazgeçmemiştir. İnsan bazen ümitsizlik hali gösterse de davada duruş önemlidir.
 
2. Tevbe ve Dua: Hz. Yunus'un balığın karnında Allah'a dua edip tövbe etmesi, tövbenin ve duanın gücünü gösterir.  Tevbe ve duanın insan hayatındaki önemini açıklar ve insanların Allah'a yönelmelerini teşvik eder. Allah, Hz. Yunus'un duasını kabul etmiş ve onu bağışlamıştır. Ayrıca, Ninova halkının tevbesini kabul etmiştir. Burada Allah’ın sonsuz merhametini ve bağışlayıcılığını vurgular.
 
3-Müsebbibü’l hakiki odur. O kadiri zül-celaldir. Her şeye gücü yeter. Dilediğince yapar. Melce ve mence odur. Mal sahibidir malında istediği gibi tassaruf eder. Havl ve kuvvet onadndır. Bütün esbaba gücü yetendir. İstek ve arzularımıza cevap verendir. Müsebbibü’l-Esbab o dur. Çünkü  "Sultan-ı Kâinat birdir. Her şeyin anahtarı onun yanında, her şeyin dizgini onun elindedir. Her şey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.
 
4. Kader ve İmtihan: Hz. Yunus'un yaşadığı olaylar, insanların kader ve imtihanla karşı karşıya kaldıklarını gösterir. Risale-i Nur, bu konuda derinlemesine analizler yaparak, insanların Allah'a güvenmeleri gerektiğini belirtir. Müessiri hakiki yalnızca o dur.
 
5. Allah'a Güven: Hz. Yunus'un kıssası, Allah'a güvenmenin önemini vurgular. Hz. Yunus, Allah'a güvendiği için Allah onu kurtarmış ve halkını da affetmiştir.

Nejdet AÇIKGÖZ