Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur, hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır.
Sözler
Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder.
Lem'alar
Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır.
Muhakemat
Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı cihad edeceğiz; sanat, marifet silahıyla. (Münazarat)
İçtimaî Dersler
Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, âlil bir uzvun reçetesi, ittiba-ı Kur’an’dır.
Mektubat
Hayat, cilve-i tevhiddendir; müntehası da vahdet kesb ediyor.
Mektubat
Beşerin saadet-i hayatiyesi, iktisat ve sa’ye gayrette olduğunu ve onunla beşerin havas, avam tabakası birbiriyle barışabilir.
Emirdağ Lahikası
imam-ı mübîn, bir nevi ilim ve emr-i ilâhînin bir ünvanıdır.
Mektubat
Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.
Mektubat
Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir
Mektubat
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Sözler
Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti, iffette, istikamette sarfetmek lâzım ve elzemdir.
Asa-yı Musa
Dünyada yalnız zaif gölgeleri gösterilen esma, o Cennetin ayinelerinde en şaşaalı bir surette gösterilecektir.
Sözler
Bir baharı halketmek, bir çiçek kadar Ona kolaydır. Cenneti halketmek, bir bahar kadar Ona rahattır.
Mektubat
Memnu’ heykel, ya bir zulm-ü mütehaccir, ya bir heves-i mütecessim veya bir riya-yı mütecessiddir.
Mektubat
Kader gelince göz kör olur.
Mektubat
Madem şu Kâinat Sahibinin böyle bir ilmi vardır. Elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir; hikmet ve rahmetinin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.
Mektubat
Birinin malına başka mal velev kıymetli de olsa karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebeb olur.
Muhakemat
İslâmiyette, imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur
Tarihçe-i Hayat
Bir şey, vücudu vacip olmadıkça vücuda gelmez. Evet, irade-i cüz’iyenin taallûkuyla irade-i külliyenin taallûku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vacip olur ve derhal vücuda gelir.
İşarat'ül-İ'caz
Bütün eşyanın san’atındaki ihtimâmat ve san’atkârâne tasvirat ve mâhirâne tezyinat, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san’atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihap etmek, derin bir ilimle olur.
Mektubat
Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)
İçtimaî Dersler
Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan; ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır.
Mektubat
Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır.
İçtimaî Dersler
Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.
Mektubat
uyku bes. Siz de uyanınız
İçtimaî Dersler
Bütün kâinatın “Kün” emrine itaatı, bir zerre neferi itaatı gibidir
İçtimaî Dersler
Velâyet bir hüccet-i risalettir; tarikat bir bürhan-ı şeriattır.
Mektubat
Âlem-i şehadet, avalimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir.
Mektubat
"Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kàbil olmadığı gibi, o Alîm-i Zülcelâlin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir.
Mektubat