Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Velâyet bir hüccet-i risalettir; tarikat bir bürhan-ı şeriattır.

Mektubat

Kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.

Mektubat

Nimet-i İlâhiye bir şükrân ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa nimet şükrü görmezse gider.

Mesnevî-i Nuriye

Garibdir ki, bazı adam pis bir çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne bulaştırır. (Tuluat)

İçtimaî Dersler

İmam-ı Rabbanî (ra) demiş ki: “Letaif-i Cennet, cilve-i esmanın temessülâtıdır.

Sözler

Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir.

Mektubat

Fahr ise ucb ve riyaya medardır.

Barla Lahikası

Cumhur-u avamı, bürhandan ziyade, mehazdaki kudsiyet imtisâle sevk eder.

Mektubat

İşte ey ihtiyar ve ihtiyareler! Biliniz ki, ihtiyarlıktaki zaaf ve acz, rahmet ve inayeti ilâhiyenin celbine vesiledir.

Lem'alar

Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder.

Lem'alar

Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar. Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider.

Lem'alar

Evet, hem ona iştiyak ve meyil ve muhabbet, onun sünnet-i seniyyesine ve şeriat-ı garrâsına ittibâ iledir.

Mektubat

İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.

Muhakemat

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen, muhaldir ki, hakikî envâr-ı hakikate vasıl olabilsin.

Mektubat

Her şeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder.

Lem'alar

Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir.

Muhakemat

Her bir âyetin ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü var. Kur’ân içinde binler Kur’ân bulunur ki, herbir meşrep sahibine birisini verir.

Sözler

İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.

Lem'alar

Dünyada yalnız zaif gölgeleri gösterilen esma, o Cennetin ayinelerinde en şaşaalı bir surette gösterilecektir.

Sözler

Rıza-yı küfür küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür.

Mektubat

Lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.

Barla Lahikası

Bütün kâinatın “Kün” emrine itaatı, bir zerre neferi itaatı gibidir

İçtimaî Dersler

Allah’ı tanımayan, her şeye, herkese nispetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder.

İçtimaî Dersler

İhya-yı din, ihya-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır.

Mektubat

Bir dane sıdk, bir harman yalanları yakar. Bir dane hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır. (Münazarat)

İçtimaî Dersler

Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.

Muhakemat

Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan; ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır.

Mektubat

Kelâmullah ünvanı, kemal-i liyakatle Kur’an’a verilmiş

Sözler

Herbiri birer mu’cize-i san’at olan mevcudata bakıyoruz ki, hayretnümâ bir derecede suhuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda, fakat mu’ciznümâ bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz suhuletle yapılır.

Mektubat

Ey insan, aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın.

Mektubat

Son İçerikler