Risale-i Nur'dan

Hıfz-ı Kur’anî her müşkilâta galib ve lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Memnu’ heykel, ya bir zulm-ü mütehaccir, ya bir heves-i mütecessim veya bir riya-yı mütecessiddir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İman, insanı Sâni-i Zülcelâline nisbet ediyor. İman bir intisaptır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hamd ve senâ, medih ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İsraf eden ona (süfyana) esir olur, onun dam’ına düşer.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

"Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kàbil olmadığı gibi, o Alîm-i Zülcelâlin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun?

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir dane-i hakikat bir harman hayalâta müreccahtır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Elhasıl, madem Allah var, elbette ahiret vardır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Din-i İslâmı hristiyan dinine kıyas edip Avrupa gibi dine lâkayd olmak, pek büyük bir hatadır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her bir âyetin ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü var. Kur’ân içinde binler Kur’ân bulunur ki, herbir meşrep sahibine birisini verir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sen valideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuş idi. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Dost, dostuyla beraber Cennette bulunacaktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekvâ etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivâyât-ı sahiha vardır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bu misafirhane-i dünyaya gelen her zîşuur, gözünü açtıkça görür ki: Bir kudret, bütün kâinatı kabzasında tutmuş.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Yâ Rabbenâ! Ver, duasını kabul et, biz de istiyoruz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur, Kur’ân’ın malıdır. Benim ne haddim var ki, sahip olayım, tâ ki kusurlarım ona sirayet etsin. Belki o Nur’un kusurlu bir hâdimi ve o elmas mücevherat dükkânının bir dellâlıyım.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İslâmiyeti hristiyan dinine kıyas etmek, kıyas-ı maalfârıktır; o kıyas yanlıştır

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Tabakalar arasında musalâhanın temini ve münâsebetin tesisi, ancak ve ancak erkân-ı İslâmiyeden olan zekât ve zekâtın yavruları olan sadaka ve teberruatın heyet-i içtimaiyece yüksek bir düstur ittihaz edilmesiyle olur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Medar-ı ezvak olan gençlik gidiyor; menşe-i ahzan olan ihtiyarlık, yerine geliyor ve gayet parlak ve nuranî hayat gidiyor

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.

Kitapta Oku