Risale-i Nur'dan

Evet, sahibü’s-seyf enbiyalar içinde en büyüğü; ümmetiyle cihada memur, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Allahım! Senin rahmetine ve onun hürmetine nasıl yaraşırsa, ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

imam-ı mübîn, bir nevi ilim ve emr-i ilâhînin bir ünvanıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Garibdir ki, bazı adam pis bir çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne bulaştırır. (Tuluat)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Medar-ı necat ve halâs, yalnız ihlastır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her şeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Elhasıl, madem Allah var, elbette ahiret vardır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İhtiyaç, medeniyetin üstadıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek; ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Velâyet bir hüccet-i risalettir; tarikat bir bürhan-ı şeriattır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Zira Kitab-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın misdakı i’cazıdır. Müfessiri eczasıdır. Manası içindedir. Sadefinde dürrdür, meder değildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar. Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Adem-i mutlak zaten yoktur. Çünkü bir ilm-i muhît var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, bir şey ona atılsın.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Yerinde sarf olunmayan bir muhabbet-i gayr-i meşruanın cezası, merhametsiz bir musibettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her şey daire-i nazarındadır ve mukàbildir ve daire-i şuhudundadır ve her şeye nüfuzu var.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

   Eğer dünya ebedî olsaydı, insan içinde ebedî kalsaydı ve firak ebedî olsaydı, elîmâne teessürat ve meyusane teellümâtın bir manası olurdu. Fakat madem dünya bir misafirhanedir; vefat eden çocuk nereye gitmişse, siz de, biz de oraya gideceğiz. Ve hem bu vefat ona mahsus değil, umumî bir caddedir. Hem madem mufarakat dahi ebedî değil; ileride hem berzahta, hem Cennette görüşülecektir.  اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ  demeli. “O verdi, o aldı.  اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ‌  deyip sabırla şükretmeli.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Ey insan! Bil ki, o rahmetin arşına yetişmek için bir mirac var. O mirac ise بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ 'dir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur, Kur’ân’ın malıdır. Benim ne haddim var ki, sahip olayım, tâ ki kusurlarım ona sirayet etsin. Belki o Nur’un kusurlu bir hâdimi ve o elmas mücevherat dükkânının bir dellâlıyım.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Cemaatte vahid-i sahih olmazsa, cem ve zam, kesir darbı gibi küçültür.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İsraf eden ona (süfyana) esir olur, onun dam’ına düşer.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir baharı halketmek, bir çiçek kadar Ona kolaydır. Cenneti halketmek, bir bahar kadar Ona rahattır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İhlası kazandıran harekâtındaki sebebi, sırf bir emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı İlahî olduğunu düşünmeli ve vazife-i İlahiyeye karışmamalı.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bazen arzu fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder. (Sünuhat)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Ayıplarımı söyleyen bana iyilik eder, beni ucb ve riyadan kurtarır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Evet, daire-i esbabda iken tevekkül etmek, bir nevi tenbellik ve atalettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Eskiden ekser İslâm aç değildi; tereffühe ihtiyar vardı. Şimdi açtır; telezzüze ihtiyar yoktur.

Kitapta Oku