Risale-i Nur'dan

Sıdk, İslâmiyet’in üssü’l-esasıdır ve ulvi seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır. Öyle ise, hayat-ı içtimaiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihya edip onunla manevi hastalıklarımızı tedavi etmeliyiz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

“Süfyan israfı teşvik etmekle, şiddetli bir hırs ve tamaı uyandırarak insanların o zaif damarlarını tutup kendine musahhar eder.”

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Takva içinde bir nevi amel-i salih var. Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Nev-i beşere rahmet olan Kur’an, ancak umumun lâakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Samimi bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kaderi tenkid eden, başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İman lâzım, İslâmiyet lâzım; tarikat zamanı değil.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kader, her şeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İmam-ı Rabbanî (ra) demiş ki: “Letaif-i Cennet, cilve-i esmanın temessülâtıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kur’ân-ı Hakîm bu zemin kafasının aklı ve kuvve-i müfekkiresidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sivrisineğin gözünü halkeden, güneşi dahi o halketmiştir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bahtiyar odur ki, bu ittibâ-ı Sünnette hissesi ziyade ola. Sünnete ittibâ etmeyen, tembellik ederse hasâret-i azîme, ehemmiyetsiz görürse cinayet-i azîme, tekzibini işmam eden tenkit ise dalâlet-i azîmedir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şer’an koca, karıya küfüv olmalı, yani, birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi, diyanet noktasındadır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kur’an hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı davet olduğundan, içinde tekrar müstahsendir, belki elzem ve eblâğdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Evet, mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâkî-i Hakikinin hüsün ve ihsan ve kemalâtının işaratı ve çok perdelerden geçmiş zaif gölgeleridir, belki cilve-i esma-i hüsnanın gölgelerinin gölgeleridir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis, dalâlet-i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kabir kapısında bekleyen bir adam, arkasındaki fâni dünyaya riyakârâne bakması, acınacak bir hamakattır ve dehşetli bir hasârettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Havf ve zaaf, tesirat-ı hariciyeyi teşci eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şu ilm-i muhît, o Zâta lâzım olduğu gibi, taallûk cihetiyle her şeye dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey Ondan gizlenmesi kàbil değildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

muhabbet-i ilâhiyenin tecellisinde ve o şarab-ı muhabbetten, herkes istidadına göre mesttir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Paslanmış bîhemta bir elmas, daima mücellâ cama müreccahtır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İslâmiyette, imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Din-i İslâmı hristiyan dinine kıyas edip Avrupa gibi dine lâkayd olmak, pek büyük bir hatadır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Biz ki Kürd’üz aldanırız, fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

kerametin izharı, zaruret olmadan zarardır. İkramın izharı ise, bir tahdis-i nimettir.

Kitapta Oku