Risale-i Nur'dan
Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Havf ve zaaf, tesirat-ı hariciyeyi teşci eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Şu müsbet fikr-i milliyet İslâmiyete hâdim olmalı, kal’a olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hırs, hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ey insan, aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Â’mâl-i mâliyenin kutbu zekâttır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bir şey, vücudu vacip olmadıkça vücuda gelmez. Evet, irade-i cüz’iyenin taallûkuyla irade-i külliyenin taallûku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vacip olur ve derhal vücuda gelir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Tarikatlar hakikatlerin yollarıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Memnu’ heykel, ya bir zulm-ü mütehaccir, ya bir heves-i mütecessim veya bir riya-yı mütecessiddir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Allah’ı tanımayan, her şeye, herkese nispetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Musibetlerde, ehl-i imanın zâyi olan malları tam sadaka hükmündedir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Her şeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
اِذَا تَاَنَّثَ الرِّجَالُ بِالتَّهَوُّسِ تَرَجَّلَ النِّسَاءِ بِالتَّوَقُّحِ
Bir meclis-i ihvana güzel bir karı girdikçe riya, rekabet, hased damarı intibah eder. Demek, inkişaf-ı nisvandan, medenî beşerde ahlâk-ı seyyie inkişaf eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İnsan çendan fanidir, fakat beka için halkedilmiş ve baki bir Zâtın ayinesi olarak yaratılmış ve bakî meyveleri verecek işleri görmekle tavzif edilmiş ve baki bir Zâtın baki esmasının cilvelerine ve nakışlarına medar olacak bir suret verilmiştir. Öyle ise, böyle bir insanın hakiki vazifesi ve saadeti, bütün cihazatı ve bütün istidadatıyla o Bâkî-i Sermedînin daire-i marziyatında esmasına yapışıp, ebed yolunda o Bâkîye müteveccih olup gitmektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Tabakalar arasında musalâhanın temini ve münâsebetin tesisi, ancak ve ancak erkân-ı İslâmiyeden olan zekât ve zekâtın yavruları olan sadaka ve teberruatın heyet-i içtimaiyece yüksek bir düstur ittihaz edilmesiyle olur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Felsefenin hâlis bir tilmizi, bir firavundur. Fakat menfaati için en hasis şeye ibadet eden bir firavun-u zelildir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Cemiyete dahil olan, cemiyetin nizamını ihlâl etmemek gerektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İmam-ı Şafiî (k.s.) gibi büyük zatlar: “Talebe-i ulûmun hattâ uykusu da ibadet sayılır.” diye ziyade ehemmiyet vermişler
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Adem-i mutlak zaten yoktur. Çünkü bir ilm-i muhît var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, bir şey ona atılsın.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Eğer dünya ebedî olsaydı, insan içinde ebedî kalsaydı ve firak ebedî olsaydı, elîmâne teessürat ve meyusane teellümâtın bir manası olurdu. Fakat madem dünya bir misafirhanedir; vefat eden çocuk nereye gitmişse, siz de, biz de oraya gideceğiz. Ve hem bu vefat ona mahsus değil, umumî bir caddedir. Hem madem mufarakat dahi ebedî değil; ileride hem berzahta, hem Cennette görüşülecektir. اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ demeli. “O verdi, o aldı. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ deyip sabırla şükretmeli.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hangi şeye dikkat etsen şehadet eder ki, bu fâniden sonra bir bâki var.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Said’in yazdıkları meydanda. Şahit gösteriyorum ki, ben اَلْاِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ ferman-ı kat’îsiyle, eski zamandan beri menfi milliyet ve unsuriyetperverliğe, avrupanın bir nevi frenk illeti olduğundan, bir zehr-i katil nazarıyla bakmışım. Ve avrupa, o frenk illetini İslâm içine atmış, tâ tefrika versin, parçalasın, yutmasına hazır olsun diye düşünür. O frenk illetine karşı eskiden beri tedaviye çalıştığımı, talebelerim ve bana temas edenler biliyorlar.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhlası kazandıran harekâtındaki sebebi, sırf bir emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı İlahî olduğunu düşünmeli ve vazife-i İlahiyeye karışmamalı.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İmam-ı mübîn kader defteri ise, kitab-ı mübîn kudret defteridir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Mü’minde hırs sebeb-i hasarettir ve sefalettir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İnsan ise; âlemin semerat ve eczasından olduğundan, onda dahi meylü’l-istikmalden bir meylü’t-terakki mevcuddur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bir derdin dermanı, başka bir derde zehir olabilir. Bir derman, haddinden geçse, dert getirir.
Kitapta Oku