Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün âlâmını çektirir, müterakimi unutturur.
Mektubat
Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir.
Muhakemat
İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır.
Mektubat
Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.
Mektubat
Rızık, hayat kadar kudret nazarında ehemmiyetlidir. Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inâyet besliyor.
Mektubat
Vahiy ne kadar ilhamdan yüksek ise, semere-i vahiy olan âdâb-ı şer’iye, o derece, semere-i ilham olan âdâb-ı tarikatten yüksek ve ehemmiyetlidir.
Mektubat
Hayat-ı ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu hayat-ı faniyeye hasr-ı nazar etmek; anî bir şimşeği, sermedî bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir.
Barla Lahikası
Evet her zamanın bir hükmü var. Zaman dahi bir müfessirdir. Ahval ve vukuat ise, bir keşşaftır.
Muhakemat
İmam-ı Rabbanî (ra) demiş ki: “Letaif-i Cennet, cilve-i esmanın temessülâtıdır.
Sözler
Risale-i Nur, Kur’ân’ın malıdır. Benim ne haddim var ki, sahip olayım, tâ ki kusurlarım ona sirayet etsin. Belki o Nur’un kusurlu bir hâdimi ve o elmas mücevherat dükkânının bir dellâlıyım.
Emirdağ Lahikası
Evet, daire-i esbabda iken tevekkül etmek, bir nevi tenbellik ve atalettir.
İşarat'ül-İ'caz
Halbuki halktan havf ise, elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musibettir.
Sözler
Rahmeten li’l-Âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesile ise, salâvattır. Evet, salâvatın mânâsı rahmettir.
Lem'alar
Mü’minde hırs sebeb-i hasarettir ve sefalettir.
Lem'alar
Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler.
Lem'alar
Tarikatlar hakikatlerin yollarıdır.
Tılsımlar Mecmuası
İşte ey ihtiyar ve ihtiyareler! Biliniz ki, ihtiyarlıktaki zaaf ve acz, rahmet ve inayeti ilâhiyenin celbine vesiledir.
Lem'alar
Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.
Mektubat
İnsan ise; âlemin semerat ve eczasından olduğundan, onda dahi meylü’l-istikmalden bir meylü’t-terakki mevcuddur.
Muhakemat
Medar-ı necat ve halâs, yalnız ihlastır.
Lem'alar
Hadis, maden-i hayat ve mülhim-i hakikattır.
Muhakemat
Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren.
Lem'alar
Orucun ekmeli ise; mide gibi bütün duyguları, gözü, kulağı, kalbi, hayali, fikri gibi cihazât-ı insaniyeye dahi bir nevi oruç tutturmaktır. Yani muharremattan, mâlâyaniyattan çekmek ve her birisine mahsus ubudiyete sevk etmektir.
Mektubat
Rızkın, aşka lâyık bir sûreti var, o da şükür ile o sûret görünür. Yoksa ehl-i gaflet ve dalâletin rızka aşkları bir hayvanlıktır.
Mektubat
Bir şey, vücudu vacip olmadıkça vücuda gelmez. Evet, irade-i cüz’iyenin taallûkuyla irade-i külliyenin taallûku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vacip olur ve derhal vücuda gelir.
İşarat'ül-İ'caz
Bütün mevcudat nasıl ki bir ilm-i muhîte delâlet ve şehadet eder. Öyle de, o ilm-i muhît sahibinin irade-i külliyesine dahi delâlet eder.
Mektubat
Bir Müslüman, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın zincirinden çıksa, dinini bıraksa, daha hiçbir dine girmez, anarşist olur; ruhunda kemâlâta medar hiçbir hâlet kalmaz. Vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir olur.
Emirdağ Lahikası
Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)
İçtimaî Dersler
Eskiden ekser İslâm aç değildi; tereffühe ihtiyar vardı. Şimdi açtır; telezzüze ihtiyar yoktur.
Mektubat
Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.
Mektubat