İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.
Muhakemat
Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.
Mektubat
Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.
Mesnevî-i Nuriye
Medar-ı ezvak olan gençlik gidiyor; menşe-i ahzan olan ihtiyarlık, yerine geliyor ve gayet parlak ve nuranî hayat gidiyor
Lem'alar
Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.
Muhakemat
Göz, lamba, şems gibi nur ve nuranî şeylerde cüz’î küllî, cüz küll, bir bin müsavidir.
Mesnevî-i Nuriye
Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir
Mektubat
Tarikatın en mühim esası, sünnet-i seniyyeye ittiba etmektir.
Mektubat
Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.
Muhakemat
Kâinatı Elinde Tutamayan, zerreyi Halkedemez
İçtimaî Dersler
Şöhret, insanın malı olmayanı da insana mal eder.
Muhakemat
Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.
Mektubat
İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır.
Muhakemat
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Sözler
Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate inkılab eder, hurafata kapı açar
Muhakemat
Kader gelince göz kör olur.
Mektubat
Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır.
İçtimaî Dersler
Takva-yı hakikî ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor.
Mektubat
Şer’an koca, karıya küfüv olmalı, yani, birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi, diyanet noktasındadır.
Lem'alar
Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.
Mektubat
Musibetlerde, ehl-i imanın zâyi olan malları tam sadaka hükmündedir.
Emirdağ Lahikası
Şükrün mikyası; kanaattır ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir.
Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram-helâl demeyip rast geleni yemektir.
Mektubat
Cevşenü’l-Kebîr ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nûrî, kâinatı baştan başa nurlandırıyor, zulümât karanlıklarını dağıtıyor.
Zülfikar Mecmuası
İmanî meselelerde şüphe, bir delili, hatta yüz delili atsa da, medlûle iras-ı zarar edemez. Çünkü binler delil var.
Mektubat
“Gıybet, katl gibidir.” Demek gıybette öyle bir ferd bulunur ki, katl gibi bir zehr-i katilden daha muzırdır.
Sözler
İman ve tevhid yolu gayet kısa ve doğru ve müstakîm ve kolaydır ve küfür ve inkâr yolları gayet uzun ve müşkülâtlı ve tehlikelidir.
Mektubat
Şecere-i hilkatin en mühim meyvesi şükürdür. Ve şu kâinat fabrikasının çıkardığı mahsulâtın en âlâsı şükürdür.
Mektubat
Evet, rahmet-i rabbaniyenin en hürmetli, en halâvetli, en lâtif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i valide, hakaik-ı kâinat içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattir.
Mektubat
Bâtıl şeyleri iyice tasvir, sâfi zihinleri idlâldir.
Mektubat