Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Ey insan, aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın.

Mektubat

İnsan ise; âlemin semerat ve eczasından olduğundan, onda dahi meylü’l-istikmalden bir meylü’t-terakki mevcuddur.

Muhakemat

Kur’ân-ı Hakîm bu zemin kafasının aklı ve kuvve-i müfekkiresidir.

Şualar

Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezb etmek namazın şe’nindendir.

İşarat'ül-İ'caz

Rıza-yı küfür küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür.

Mektubat

Her şey daire-i nazarındadır ve mukàbildir ve daire-i şuhudundadır ve her şeye nüfuzu var.

Mektubat

Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.

Mektubat

Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.

Muhakemat

Bazen arzu fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder. (Sünuhat)

İçtimaî Dersler

Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda. Öyle ise geç.. iyi mallar dizilmiş arkasında...

Sözler

Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)

İçtimaî Dersler

İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.

Mektubat

Yâ Rabbenâ! Ver, duasını kabul et, biz de istiyoruz.

Sözler

Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekvâ etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivâyât-ı sahiha vardır.

Lem'alar

Medar-ı ezvak olan gençlik gidiyor; menşe-i ahzan olan ihtiyarlık, yerine geliyor ve gayet parlak ve nuranî hayat gidiyor

Lem'alar

Kur'ân-ı Hakîmin hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men etti. Hattâ düşünmesini de bana unutturdu.

Mektubat

Din-i İslâmı hristiyan dinine kıyas edip Avrupa gibi dine lâkayd olmak, pek büyük bir hatadır.

Mektubat

Cennet ucuz değil; Cehennem dahi lüzumsuz değil.

Mektubat

Şecere-i hilkatin en mühim meyvesi şükürdür. Ve şu kâinat fabrikasının çıkardığı mahsulâtın en âlâsı şükürdür.

Mektubat

Bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. Yoksa davet bid’attır, reddedilir.

Mektubat

Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder.

Lem'alar

İnsanın, hususan Müslümanın tahassüngâhı ve bir nev’i cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır.

Lem'alar

İlimde iz’an-ı kalb olmazsa cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.

Mektubat

"Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kàbil olmadığı gibi, o Alîm-i Zülcelâlin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir.

Mektubat

Zaiflerin cemiyeti ve şahs-ı manevîsi kavî olduğu gibi, (Haşiye) kavîlerin cemiyeti ve şahsı manevîsi ise zaiftir.

Lem'alar

Umum zîhayatın, ipham ünvanı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Mektubat

zaman-ı fetrette, وَمَا كُنَّا مُعَذِّبٖينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولًا sırrıyla, ehl-i fetret, ehl-i necattırlar. Bil-ittifak, teferruattaki hatiatlarından muahazeleri yoktur.

Mektubat

Bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifâtı, bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Mektubat

Kader gelince göz kör olur.

Mektubat

Vahiy ne kadar ilhamdan yüksek ise, semere-i vahiy olan âdâb-ı şer’iye, o derece, semere-i ilham olan âdâb-ı tarikatten yüksek ve ehemmiyetlidir.

Mektubat

Son İçerikler