Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.

Mektubat

Nihayetsiz aczin ve fakrınla, nihayetsiz kudret ve gınâ-yı İlâhiyenin derecatını fehmetmelisin.

Sözler

Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.

Mektubat

Şerr-i cüz’î için hayr-ı kesiri tazammun eden emri terk etmek, şerr-i kesiri işlemek demektir.

Muhakemat

Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemâlâtın fezlekesi ve esasıdır.

Lem'alar

Takva içinde bir nevi amel-i salih var. Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var.

Kastamonu Lahikası

Bu misafirhane-i dünyaya gelen her zîşuur, gözünü açtıkça görür ki: Bir kudret, bütün kâinatı kabzasında tutmuş.

Şualar

Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek; ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır.

Kastamonu Lahikası

Hâlık-ı Rahmân'ın, ibâdından istediği en mühim iş şükürdür. Furkan-ı Hakîmde gayet ehemmiyetle şükre davet eder

Mektubat

Dünyadaki her lezzetli şeyin en âlâsı Cennette bulunur.

Sözler

Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder.

Lem'alar

İmam-ı Şafiî (k.s.) gibi büyük zatlar: “Talebe-i ulûmun hattâ uykusu da ibadet sayılır.” diye ziyade ehemmiyet vermişler

Şualar

Biçare hakikatler, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.

Mektubat

Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate inkılab eder, hurafata kapı açar

Muhakemat

Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekvâ etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivâyât-ı sahiha vardır.

Lem'alar

Garibdir ki, bazı adam pis bir çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne bulaştırır. (Tuluat)

İçtimaî Dersler

Karıncayı emirsiz, arıyı yâsubsuz bırakmayan kudret-i ezeliye, elbette beşeri nebisiz bırakmaz. Âlem-i şehadetteki insanlara inşikak-ı kamer bir mucize-i Ahmediye (a.s.m.) olduğu gibi, Mirac dahi âlem-i melekûttaki melâike ve ruhaniyata karşı bir mucize-i kübra-yı Ahmediyedir ki, nübüvvetinin velâyeti bu keramet-i bâhire ile isbat edilmiştir ve o parlak zat, berk ve kamer gibi melekûtta şulefeşan olmuştur.

Mektubat

Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.

Lem'alar

Âlim-i mürşid koyun olmalı, kuş olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay verir.

Mektubat

Vaiz hem hakîm, hem muhakemeli olmalıdır.

Muhakemat

Avrupa muhabbeti gibi gayr-ı meşru muhabbetin akıbeti, mükâfatı; mahbubun gaddarane adavetidir. (Sünuhat)

İçtimaî Dersler

İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır.

Muhakemat

Hased ve kıskançlıkta öyle bir muaccel ceza var ki, o hased, hased edeni yakar.

Lem'alar

Zikrin tekrarı kalbi tenvir eder.

Mesnevî-i Nuriye

Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.

Mektubat

İşte ey ihtiyar ve ihtiyareler! Biliniz ki, ihtiyarlıktaki zaaf ve acz, rahmet ve inayeti ilâhiyenin celbine vesiledir.

Lem'alar

şefkat bütün envaıyla latif ve nezihtir. Aşk ve muhabbet ise, çok envaına tenezzül edilmiyor.

Mektubat

Şemsin feyz-i tecellisi olan timsâli, denizin sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.

Mektubat

Her şey daire-i nazarındadır ve mukàbildir ve daire-i şuhudundadır ve her şeye nüfuzu var.

Mektubat

Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)

İçtimaî Dersler

Son İçerikler