Risale-i Nur'dan

Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şu ilm-i muhît, o Zâta lâzım olduğu gibi, taallûk cihetiyle her şeye dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey Ondan gizlenmesi kàbil değildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hıfz-ı Kur’anî her müşkilâta galib ve lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kader-i İlahî, netice ve meyveler itibarıyla şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de illet ve sebep itibarıyla dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sıdk, İslâmiyet’in üssü’l-esasıdır ve ulvi seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır. Öyle ise, hayat-ı içtimaiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihya edip onunla manevi hastalıklarımızı tedavi etmeliyiz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

En büyük dersimiz, acz, fakr, şefkat ve tefekkürdür.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İmam-ı Rabbanî (ra) demiş ki: “Letaif-i Cennet, cilve-i esmanın temessülâtıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Siyaset-i hâzıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet içine girmiş ki, vesvese-i şeyatîn hükmüne geçmiştir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Halbuki halktan havf ise, elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musibettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Evet, sıdk ve doğruluk İslâmiyet’in hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Asıl mana odur ki; elfaz onu sımahta boşalttığı gibi zihne nüfuz ederek vicdan dahi teşerrüb etmekle, ezahir-i efkârı feyizyab eden şeydir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İhya-yı din, ihya-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tabi olur. (Hadis)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hırs, hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Deli adama “İyisin, iyisin” denilse iyileşmesi, iyi adama “Fenasın, fenasın” denilse fenalaşması nadir değildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahdan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi Cennete bile iştiyak geri kalır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bütün kâinatın “Kün” emrine itaatı, bir zerre neferi itaatı gibidir

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İcad ve ibdâ-ı eşyada kemâl-i suhulet, bir ilm-i ekmele delâlet eder. Çünkü bir işte kolaylık ve bir vaziyette suhulet, derece-i ilim ve maharetle mütenasiptir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şöhret, insanın malı olmayanı da insana mal eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Din-i İslâmı hristiyan dinine kıyas edip Avrupa gibi dine lâkayd olmak, pek büyük bir hatadır.

Kitapta Oku