Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.

Muhakemat

Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.

Mektubat

Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.

Mesnevî-i Nuriye

Medar-ı ezvak olan gençlik gidiyor; menşe-i ahzan olan ihtiyarlık, yerine geliyor ve gayet parlak ve nuranî hayat gidiyor

Lem'alar

Mübalağa ihtilâlcidir.

Muhakemat

Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.

Muhakemat

Göz, lamba, şems gibi nur ve nuranî şeylerde cüz’î küllî, cüz küll, bir bin müsavidir.

Mesnevî-i Nuriye

Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir

Mektubat

Tarikatın en mühim esası, sünnet-i seniyyeye ittiba etmektir.

Mektubat

Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.

Muhakemat

Kâinatı Elinde Tutamayan, zerreyi Halkedemez

İçtimaî Dersler

Şöhret, insanın malı olmayanı da insana mal eder.

Muhakemat

Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.

Mektubat

İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır.

Muhakemat

Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.

Sözler

Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate inkılab eder, hurafata kapı açar

Muhakemat

Kader gelince göz kör olur.

Mektubat

Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır.

İçtimaî Dersler

Takva-yı hakikî ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor.

Mektubat

Şer’an koca, karıya küfüv olmalı, yani, birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi, diyanet noktasındadır.

Lem'alar

Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.

Mektubat

Musibetlerde, ehl-i imanın zâyi olan malları tam sadaka hükmündedir.

Emirdağ Lahikası

Şükrün mikyası; kanaattır ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir. Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram-helâl demeyip rast geleni yemektir.

Mektubat

Cevşenü’l-Kebîr ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nûrî, kâinatı baştan başa nurlandırıyor, zulümât karanlıklarını dağıtıyor.

Zülfikar Mecmuası

İmanî meselelerde şüphe, bir delili, hatta yüz delili atsa da, medlûle iras-ı zarar edemez. Çünkü binler delil var.

Mektubat

“Gıybet, katl gibidir.” Demek gıybette öyle bir ferd bulunur ki, katl gibi bir zehr-i katilden daha muzırdır.

Sözler

İman ve tevhid yolu gayet kısa ve doğru ve müstakîm ve kolaydır ve küfür ve inkâr yolları gayet uzun ve müşkülâtlı ve tehlikelidir.

Mektubat

Şecere-i hilkatin en mühim meyvesi şükürdür. Ve şu kâinat fabrikasının çıkardığı mahsulâtın en âlâsı şükürdür.

Mektubat

Evet, rahmet-i rabbaniyenin en hürmetli, en halâvetli, en lâtif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i valide, hakaik-ı kâinat içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattir.

Mektubat

Bâtıl şeyleri iyice tasvir, sâfi zihinleri idlâldir.

Mektubat

Son İçerikler