Bütün zîhayata, herbirisine lâyık bir tarzda, münasip vakitte, ummadığı yerde rızıklarını vermek, bir ilm- i muhîtle olur. Çünkü rızkı gönderen, rızka muhtaç olanları bilecek, tanıyacak, vaktini bilecek, ihtiyacını idrak edecek; sonra rızkını lâyık bir tarzda verebilir.
Mektubat
Bütün kâinatın “Kün” emrine itaatı, bir zerre neferi itaatı gibidir
İçtimaî Dersler
İktisad ve kanaat, hikmet-i ilâhiyeye tevfik-i harekettir
Lem'alar
Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, âlil bir uzvun reçetesi, ittiba-ı Kur’an’dır.
Mektubat
Gurur zaafdan gelir, dalâlete Gider. Gurur Dahilde İlhaddır; Harice, Küffarın Efkârına Karşı Salâbettir. (Lemeât)
İçtimaî Dersler
İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.
Muhakemat
Evet, daire-i esbabda iken tevekkül etmek, bir nevi tenbellik ve atalettir.
İşarat'ül-İ'caz
zaman-ı fetrette, وَمَا كُنَّا مُعَذِّبٖينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولًا sırrıyla, ehl-i fetret, ehl-i necattırlar. Bil-ittifak, teferruattaki hatiatlarından muahazeleri yoktur.
Mektubat
Şu müsbet fikr-i milliyet İslâmiyete hâdim olmalı, kal’a olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli.
Mektubat
Ey insan, aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın.
Mektubat
Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezb etmek namazın şe’nindendir.
İşarat'ül-İ'caz
Melâike ise ecnas-ı muhtelifedir. Cin dahi öyle.
İçtimaî Dersler
Nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a’mâl-i salihayı yer, bitirir.
Mektubat
Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar. Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider.
Lem'alar
Nev’-i insanın dörtten birini teşkil eden çocuklar, ahiret imanıyla insanca yaşayabilirler ve insaniyetin istidatlarını taşıyabilirler.
Şualar
Ahlâk-ı âliyeyi tahrip eden, kizbdir. Âlem-i İslâmı zehirlendiren, ancak kizbdir. Âlem-i beşerin ahvâlini fesada veren, kizbdir. Nev-i beşeri kemalâttan geri bırakan, kizbdir.
İşarat'ül-İ'caz
Hadis, maden-i hayat ve mülhim-i hakikattır.
Muhakemat
Hayat, cilve-i tevhiddendir; müntehası da vahdet kesb ediyor.
Mektubat
Cenab-ı Hakkın günahkârları affetmesi fazl'dır, tazib etmesi adl'dir.
Mesnevî-i Nuriye
İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.
Mektubat
Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.
Mektubat
Samimi bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.
Lem'alar
Şöhret, insanın malı olmayanı da insana mal eder.
Muhakemat
“Gıybet, katl gibidir.” Demek gıybette öyle bir ferd bulunur ki, katl gibi bir zehr-i katilden daha muzırdır.
Sözler
Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.
Mektubat
Cumhur-u avamı, bürhandan ziyade, mehazdaki kudsiyet imtisâle sevk eder.
Mektubat
Cevşenü’l-Kebîr ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nûrî, kâinatı baştan başa nurlandırıyor, zulümât karanlıklarını dağıtıyor.
Zülfikar Mecmuası
Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.
Mektubat
Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.
Mektubat
Muhabbet, uhuvvet, sevmek, İslâmiyetin mizacıdır, rabıtasıdır.
İçtimaî Dersler