Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.
Mektubat
Allahım! Risalet semâsının güneşi ve nübüvvet burcunun ayına, hidayet yıldızları olan âl ve ashâbına salât ve selâm olsun. Bize ve erkek-kadın bütün mü’minlere rahmet et. Âmin, âmin, âmin.
Sözler
imam-ı mübîn, bir nevi ilim ve emr-i ilâhînin bir ünvanıdır.
Mektubat
Mü’min Cennete lâyık ve kâfir Cehenneme muvafık bir mahiyet kesb eder.
Sözler
Muhakkak maslâhat, mevhum mazarrata feda edilmez.
İçtimaî Dersler
Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.
Muhakemat
Rızık, hayat kadar kudret nazarında ehemmiyetlidir. Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inâyet besliyor.
Mektubat
İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.
Muhakemat
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Sözler
İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.
Lem'alar
Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır.
Mektubat
Ruh, vücud-u haricî giydirilmiş bir kanundur
Sözler
Kader gelince göz kör olur.
Mektubat
Şu müsbet fikr-i milliyet İslâmiyete hâdim olmalı, kal’a olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli.
Mektubat
Paslanmış bîhemta bir elmas, daima mücellâ cama müreccahtır.
Mektubat
Umum zîhayatın, ipham ünvanı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri bir ilm-i muhîti gösteriyor.
Mektubat
Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır. Yani, onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır.
Sözler
Adem-i mutlak zaten yoktur. Çünkü bir ilm-i muhît var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, bir şey ona atılsın.
Mektubat
Hâsid, hased ettiği zaman bütün şerdir.
Şualar
Hırs, hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.
Lem'alar
Senin şu hayatının gayesi, neticesi, o Malikin esmasına ve şuûnatına bir mazhariyettir.
İman ve Küfür Muvazeneleri
Kur’ân-ı Hakîm, nihayetsiz parlak, yüksek hakikatleri cami’ olduğundan, şiirin hayalâtından müstağnidir.
Sözler
muhabbet-i ilâhiyenin tecellisinde ve o şarab-ı muhabbetten, herkes istidadına göre mesttir.
Sözler
Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.
Mektubat
Hikmetle iş görmek, ilimle olur. Hem bütün inâyetler, tezyinatlar, o ilme işaret eder. İnâyetkârâne, lütufkârâne iş gören, elbette bilir ve bilerek yapar.
Mektubat
Evet, rahmet-i rabbaniyenin en hürmetli, en halâvetli, en lâtif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i valide, hakaik-ı kâinat içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattir.
Mektubat
İslâmiyeti hristiyan dinine kıyas etmek, kıyas-ı maalfârıktır; o kıyas yanlıştır
Mektubat
Dost, dostuyla beraber Cennette bulunacaktır.
Sözler
Sen valideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir
Lem'alar
Kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.
Mektubat