uyku bes. Siz de uyanınız
İçtimaî Dersler
Göz, lamba, şems gibi nur ve nuranî şeylerde cüz’î küllî, cüz küll, bir bin müsavidir.
Mesnevî-i Nuriye
Düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur. Düşmanın dostu, dost kaldıkça düşmandır.
Mektubat
Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)
İçtimaî Dersler
Kader-i İlahî, netice ve meyveler itibarıyla şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de illet ve sebep itibarıyla dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir.
Sözler
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Sözler
Nübüvvet gayet ağır ve büyük bir mükellefiyettir. Melekât-ı akliye ve istidâdât-ı kalbiyenin inkişafı ve tekemmülü ile o ağır mükellefiyet tahammül edilir.
Mektubat
Şemsin feyz-i tecellisi olan timsâli, denizin sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.
Mektubat
İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.
Mektubat
Salâhat niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır. (İbn-i Hacer)
Mektubat
Sıgar-ı nefstir tekebbürün menbaı. Zaaf-ı kalbdir gururun madeni. (Lemeat)
İçtimaî Dersler
Vaiz hem hakîm, hem muhakemeli olmalıdır.
Muhakemat
Eskiden ekser İslâm aç değildi; tereffühe ihtiyar vardı. Şimdi açtır; telezzüze ihtiyar yoktur.
Mektubat
Birinin malına başka mal velev kıymetli de olsa karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebeb olur.
Muhakemat
Senin şu hayatının gayesi, neticesi, o Malikin esmasına ve şuûnatına bir mazhariyettir.
İman ve Küfür Muvazeneleri
Hased ve kıskançlıkta öyle bir muaccel ceza var ki, o hased, hased edeni yakar.
Lem'alar
En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tabi olur. (Hadis)
Mektubat
"Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kàbil olmadığı gibi, o Alîm-i Zülcelâlin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir.
Mektubat
Âlim-i mürşid koyun olmalı, kuş olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay verir.
Mektubat
Elhasıl, madem Allah var, elbette ahiret vardır.
Asa-yı Musa
Sünnet-i seniyyeye ittibaı terk eden, hakiki Âl-i Beytten olmadığı gibi, Âl-i Beyte hakiki dost da olamaz.
Lem'alar
Herbiri birer mu’cize-i san’at olan mevcudata bakıyoruz ki, hayretnümâ bir derecede suhuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda, fakat mu’ciznümâ bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz suhuletle yapılır.
Mektubat
Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenâb-ı Hakka aittir.
Kastamonu Lahikası
İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.
Lem'alar
Allahım! Senin rahmetine ve onun hürmetine nasıl yaraşırsa, ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin.
Sözler
Kabir kapısında bekleyen bir adam, arkasındaki fâni dünyaya riyakârâne bakması, acınacak bir hamakattır ve dehşetli bir hasârettir.
Emirdağ Lahikası
İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır.
Mektubat
Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.
Mektubat
Madem şu Kâinat Sahibinin böyle bir ilmi vardır. Elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir; hikmet ve rahmetinin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.
Mektubat
İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.
Muhakemat