Risale-i Nur'dan

Bir şeyin aslını gösteren semeresidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hamd ve senâ, medih ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifâtı, bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Dünya ise, bütün şaşaasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kabir kapısında bekleyen bir adam, arkasındaki fâni dünyaya riyakârâne bakması, acınacak bir hamakattır ve dehşetli bir hasârettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Biçare hakikatler, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sünnet-i seniyyeye ittibaı terk eden, hakiki Âl-i Beytten olmadığı gibi, Âl-i Beyte hakiki dost da olamaz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Zelzele gibi vakıalar olan şu hadisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir Müslüman, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın zincirinden çıksa, dinini bıraksa, daha hiçbir dine girmez, anarşist olur; ruhunda kemâlâta medar hiçbir hâlet kalmaz. Vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir olur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kàbil değildir ki, şu muntazam mevcudatı icad eden Zâtın ilmi, ondan infikâk etsin.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

kerametin izharı, zaruret olmadan zarardır. İkramın izharı ise, bir tahdis-i nimettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Cemiyete dahil olan, cemiyetin nizamını ihlâl etmemek gerektir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Fahr ise ucb ve riyaya medardır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Nübüvvet gayet ağır ve büyük bir mükellefiyettir. Melekât-ı akliye ve istidâdât-ı kalbiyenin inkişafı ve tekemmülü ile o ağır mükellefiyet tahammül edilir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Allah’a hakikî abd olan, başkalara abd olamaz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur, Kur’ân’ın malıdır. Benim ne haddim var ki, sahip olayım, tâ ki kusurlarım ona sirayet etsin. Belki o Nur’un kusurlu bir hâdimi ve o elmas mücevherat dükkânının bir dellâlıyım.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

“Süfyan israfı teşvik etmekle, şiddetli bir hırs ve tamaı uyandırarak insanların o zaif damarlarını tutup kendine musahhar eder.”

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bahtiyar odur ki, bu ittibâ-ı Sünnette hissesi ziyade ola. Sünnete ittibâ etmeyen, tembellik ederse hasâret-i azîme, ehemmiyetsiz görürse cinayet-i azîme, tekzibini işmam eden tenkit ise dalâlet-i azîmedir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bütün mevcudat nasıl ki bir ilm-i muhîte delâlet ve şehadet eder. Öyle de, o ilm-i muhît sahibinin irade-i külliyesine dahi delâlet eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hırs, hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizaç etmezse, cumhur-u avamda müsmir olamaz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis, dalâlet-i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Muhabbet, uhuvvet, sevmek, İslâmiyetin mizacıdır, rabıtasıdır.

Kitapta Oku