Risale-i Nur'dan
İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hayat, cilve-i tevhiddendir; müntehası da vahdet kesb ediyor.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Tefekkür, gafleti izale eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
O kabir, ehl-i iman için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
“Süfyan israfı teşvik etmekle, şiddetli bir hırs ve tamaı uyandırarak insanların o zaif damarlarını tutup kendine musahhar eder.”
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Muhabbet, uhuvvet, sevmek, İslâmiyetin mizacıdır, rabıtasıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate inkılab eder, hurafata kapı açar
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Şemsin feyz-i tecellisi olan timsâli, denizin sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Takva-yı hakikî ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İnsaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hamd ve senâ, medih ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Her bir şey öyle bir pencere-i tevhiddir ki, bütün eşyayı bir Vâhid-i Ehade mal eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kelâmullah ünvanı, kemal-i liyakatle Kur’an’a verilmiş
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İmam-ı Rabbanî (ra) demiş ki: “Letaif-i Cennet, cilve-i esmanın temessülâtıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İsraf eden ona (süfyana) esir olur, onun dam’ına düşer.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Dünyada yalnız zaif gölgeleri gösterilen esma, o Cennetin ayinelerinde en şaşaalı bir surette gösterilecektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın ve kendisine Kur’ân indirilen zâtın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müsteân!
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Sen valideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Eşyaya ayrı ayrı muntazam suretler vermek, herşeyin mesâlih-i hayatiyesine ve vücuduna lâyık mahsus bir şekil vermek, bir ilm-i muhîtle olur, başka surette olamaz.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet, mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâkî-i Hakikinin hüsün ve ihsan ve kemalâtının işaratı ve çok perdelerden geçmiş zaif gölgeleridir, belki cilve-i esma-i hüsnanın gölgelerinin gölgeleridir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Dünyadaki her lezzetli şeyin en âlâsı Cennette bulunur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bâtıl şeyleri iyice tasvir, sâfi zihinleri idlâldir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Şer’an koca, karıya küfüv olmalı, yani, birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi, diyanet noktasındadır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Zem ve gıybet, aklen ve kalben ve insaniyeten ve vicdanen ve fıtraten ve milliyeten mezmumdur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hayat-ı ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu hayat-ı faniyeye hasr-ı nazar etmek; anî bir şimşeği, sermedî bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir.
Kitapta Oku