Adem-i mutlak zaten yoktur. Çünkü bir ilm-i muhît var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, bir şey ona atılsın.
Mektubat
Fahr ise ucb ve riyaya medardır.
Barla Lahikası
Cehennemsiz, Cennetin pek çok lezzetleri gizli kalır. Nev-i beşerin en büyük meselesi Cehennemden kurtulmaktır.
Şualar
Bir adamın imanı, ebedî ve dünya kadar bir mülk-ü bâkinin anahtarı ve nurudur.
Kastamonu Lahikası
Ey insan! Bil ki, o rahmetin arşına yetişmek için bir mirac var. O mirac ise بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ 'dir.
Sözler
Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)
İçtimaî Dersler
Mü’minde hırs sebeb-i hasarettir ve sefalettir.
Lem'alar
Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar. Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider.
Lem'alar
Evet, hem ona iştiyak ve meyil ve muhabbet, onun sünnet-i seniyyesine ve şeriat-ı garrâsına ittibâ iledir.
Mektubat
Kur’ân-ı Hakîm bu zemin kafasının aklı ve kuvve-i müfekkiresidir.
Şualar
Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate inkılab eder, hurafata kapı açar
Muhakemat
İcad ve ibdâ-ı eşyada kemâl-i suhulet, bir ilm-i ekmele delâlet eder. Çünkü bir işte kolaylık ve bir vaziyette suhulet, derece-i ilim ve maharetle mütenasiptir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.
Mektubat
Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizaç etmezse, cumhur-u avamda müsmir olamaz.
Mektubat
Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç.. iyi mallar dizilmiş arkasında...
Sözler
Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün âlâmını çektirir, müterakimi unutturur.
Mektubat
İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.
Muhakemat
Kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.
Mektubat
Tefekkür, gafleti izale eder.
Mesnevî-i Nuriye
Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe.
Mektubat
Meyus ve ümitsiz bir hastaya manevî bir tesellî, bazan bin ilâçtan daha ziyade nâfidir.
Barla Lahikası
Her bir şey öyle bir pencere-i tevhiddir ki, bütün eşyayı bir Vâhid-i Ehade mal eder.
Sözler
Ayıplarımı söyleyen bana iyilik eder, beni ucb ve riyadan kurtarır.
Barla Lahikası
Avrupa muhabbeti gibi gayr-ı meşru muhabbetin akıbeti, mükâfatı; mahbubun gaddarane adavetidir. (Sünuhat)
İçtimaî Dersler
İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.
Muhakemat
Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekvâ etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivâyât-ı sahiha vardır.
Lem'alar
Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.
Muhakemat
İmam-ı Rabbanî (ra) demiş ki: “Letaif-i Cennet, cilve-i esmanın temessülâtıdır.
Sözler
Hâsid, hased ettiği zaman bütün şerdir.
Şualar
Zira Kitab-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın misdakı i’cazıdır. Müfessiri eczasıdır. Manası içindedir. Sadefinde dürrdür, meder değildir.
Muhakemat
İman lâzım, İslâmiyet lâzım; tarikat zamanı değil.
Mektubat