İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.
Muhakemat
İnsanın, hususan Müslümanın tahassüngâhı ve bir nev’i cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır.
Lem'alar
Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezb etmek namazın şe’nindendir.
İşarat'ül-İ'caz
Kudret-i ilâhiyeye nisbeten yıldızlar, zerreler gibi kolaydır; hadsiz efrad, bir ferd kadar külfetsiz ve rahatça icad edilir.
Mektubat
Evet, hem ona iştiyak ve meyil ve muhabbet, onun sünnet-i seniyyesine ve şeriat-ı garrâsına ittibâ iledir.
Mektubat
İman sıdktır, doğruluktur.
İçtimaî Dersler
Her bir şey öyle bir pencere-i tevhiddir ki, bütün eşyayı bir Vâhid-i Ehade mal eder.
Sözler
Kelâmullah ünvanı, kemal-i liyakatle Kur’an’a verilmiş
Sözler
Bütün eşyanın san’atındaki ihtimâmat ve san’atkârâne tasvirat ve mâhirâne tezyinat, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san’atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihap etmek, derin bir ilimle olur.
Mektubat
Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.
Muhakemat
Âlem-i şehadet, avalimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir.
Mektubat
Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)
İçtimaî Dersler
Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı cihad edeceğiz; sanat, marifet silahıyla. (Münazarat)
İçtimaî Dersler
Birinin malına başka mal velev kıymetli de olsa karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebeb olur.
Muhakemat
Salâhat niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır. (İbn-i Hacer)
Mektubat
Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuş idi. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım.
Mesnevî-i Nuriye
Zaiflerin cemiyeti ve şahs-ı manevîsi kavî olduğu gibi, (Haşiye) kavîlerin cemiyeti ve şahsı manevîsi ise zaiftir.
Lem'alar
İhlası kazandıran harekâtındaki sebebi, sırf bir emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı İlahî olduğunu düşünmeli ve vazife-i İlahiyeye karışmamalı.
Lem'alar
Bazen arzu fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder. (Sünuhat)
İçtimaî Dersler
Rıza-yı küfür küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür.
Mektubat
Evet, cadde-i kübra, sahabe ve tâbiîn ve asfiyanın caddesidir.
Mektubat
Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan; ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır.
Mektubat
Evet, sahibü’s-seyf enbiyalar içinde en büyüğü; ümmetiyle cihada memur, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmdır.
Mektubat
Şükrün mikyası; kanaattır ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir.
Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram-helâl demeyip rast geleni yemektir.
Mektubat
Bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifâtı, bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor.
Mektubat
Her bir âyetin ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü var. Kur’ân içinde binler Kur’ân bulunur ki, herbir meşrep sahibine birisini verir.
Sözler
İman, insanı Sâni-i Zülcelâline nisbet ediyor. İman bir intisaptır.
Sözler
Eğer dünya ebedî olsaydı, insan içinde ebedî kalsaydı ve firak ebedî olsaydı, elîmâne teessürat ve meyusane teellümâtın bir manası olurdu. Fakat madem dünya bir misafirhanedir; vefat eden çocuk nereye gitmişse, siz de, biz de oraya gideceğiz. Ve hem bu vefat ona mahsus değil, umumî bir caddedir. Hem madem mufarakat dahi ebedî değil; ileride hem berzahta, hem Cennette görüşülecektir. اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ demeli. “O verdi, o aldı. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ deyip sabırla şükretmeli.
Mektubat
Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç.. iyi mallar dizilmiş arkasında...
Sözler
Madem şu Kâinat Sahibinin böyle bir ilmi vardır. Elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir; hikmet ve rahmetinin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.
Mektubat