Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır.
Muhakemat
Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)
İçtimaî Dersler
Vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider.
Sözler
Ahlâk-ı âliyeyi tahrip eden, kizbdir. Âlem-i İslâmı zehirlendiren, ancak kizbdir. Âlem-i beşerin ahvâlini fesada veren, kizbdir. Nev-i beşeri kemalâttan geri bırakan, kizbdir.
İşarat'ül-İ'caz
Zelzele gibi vakıalar olan şu hadisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller.
Sözler
Ona teşekkür etmek; o nimetleri doğrudan doğruya Ondan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek ve o nimetlere kendi ihtiyacını hissetmekle olur.
Mektubat
Rüya-yı sadıka, hiss-i kablelvukuun fazla inkişafıdır.
Mektubat
Beşerin şimdiki seyyiat-âlûd hırçın ruhunda, mütebessim küçük cenazeler olan suretlerin rolü ehemmiyetlidir.
Mektubat
İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.
Muhakemat
Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.
Mektubat
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen, muhaldir ki, hakikî envâr-ı hakikate vasıl olabilsin.
Mektubat
Bir dane sıdk, bir harman yalanları yakar. Bir dane hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır. (Münazarat)
İçtimaî Dersler
İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır.
Muhakemat
Dünyada mâsiyetin âkıbeti, ikab-ı uhrevîye delildir.
Mektubat
Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler.
Lem'alar
Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.
Mektubat
Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.
Mektubat
Kur’an hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı davet olduğundan, içinde tekrar müstahsendir, belki elzem ve eblâğdır.
Mektubat
Kader-i İlahî, netice ve meyveler itibarıyla şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de illet ve sebep itibarıyla dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir.
Sözler
Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenâb-ı Hakka aittir.
Kastamonu Lahikası
Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.
Muhakemat
Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.
Mektubat
Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemâlâtın fezlekesi ve esasıdır.
Lem'alar
Zaiflerin cemiyeti ve şahs-ı manevîsi kavî olduğu gibi, (Haşiye) kavîlerin cemiyeti ve şahsı manevîsi ise zaiftir.
Lem'alar
İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.
Mektubat
Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.
Mektubat
Sen valideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir
Lem'alar
Ye’s, mâni-i her kemaldir.
İçtimaî Dersler
İlimde iz’an-ı kalb olmazsa cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.
Mektubat
Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir.
Muhakemat