Risale-i Nur'dan

Rızkın, aşka lâyık bir sûreti var, o da şükür ile o sûret görünür. Yoksa ehl-i gaflet ve dalâletin rızka aşkları bir hayvanlıktır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Salâhat niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır. (İbn-i Hacer)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şükrün mikyası; kanaattır ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir. Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram-helâl demeyip rast geleni yemektir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemâlâtın fezlekesi ve esasıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her şeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İmam-ı Şafiî (k.s.) gibi büyük zatlar: “Talebe-i ulûmun hattâ uykusu da ibadet sayılır.” diye ziyade ehemmiyet vermişler

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Ruh, vücud-u haricî giydirilmiş bir kanundur

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Gıybetin en fena ve en şenii ve en zalimane kısmı, kazf-i muhsanat nev’idir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

şefkat bütün envaıyla latif ve nezihtir. Aşk ve muhabbet ise, çok envaına tenezzül edilmiyor.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şu ilm-i muhît, o Zâta lâzım olduğu gibi, taallûk cihetiyle her şeye dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey Ondan gizlenmesi kàbil değildir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Sünnet-i seniyyeye ittibaı terk eden, hakiki Âl-i Beytten olmadığı gibi, Âl-i Beyte hakiki dost da olamaz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Âfatlar, za’f-ı imandan neşet eden hatâların neticesidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bu dünya bizi kovmadan evvel ve 'Haydi dışarıya!' demeden, biz kemâl-i izzetle, Allaha ısmarladık deyip izzetimizle bu fâni zevklerimizi bırakmalıyız.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her müstaid, nefsi için içtihad edebilir, teşri’ edemez.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Halbuki halktan havf ise, elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musibettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir Müslüman, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın zincirinden çıksa, dinini bıraksa, daha hiçbir dine girmez, anarşist olur; ruhunda kemâlâta medar hiçbir hâlet kalmaz. Vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir olur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Cenab-ı Hak bizi ve sizi bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şerr-i cüz’î için hayr-ı kesiri tazammun eden emri terk etmek, şerr-i kesiri işlemek demektir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezb etmek namazın şe’nindendir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kàbil değildir ki, şu muntazam mevcudatı icad eden Zâtın ilmi, ondan infikâk etsin.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İman sıdktır, doğruluktur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şer’an koca, karıya küfüv olmalı, yani, birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi, diyanet noktasındadır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir derdin dermanı, başka bir derde zehir olabilir. Bir derman, haddinden geçse, dert getirir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Tefekkür, gafleti izale eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kader, ilmin bir nev’idir ki, her şeyin mânevî ve mahsus kalıbı hükmünde bir miktar tayin eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kelâm-ı vahidde ahkâm-ı müteaddide olabilir. Bir sadef, çok cevahiri tazammun edebilir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan; ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İslâmiyette, imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bu misafirhane-i dünyaya gelen her zîşuur, gözünü açtıkça görür ki: Bir kudret, bütün kâinatı kabzasında tutmuş.

Kitapta Oku