Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

uyku bes. Siz de uyanınız

İçtimaî Dersler

Göz, lamba, şems gibi nur ve nuranî şeylerde cüz’î küllî, cüz küll, bir bin müsavidir.

Mesnevî-i Nuriye

Düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur. Düşmanın dostu, dost kaldıkça düşmandır.

Mektubat

Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)

İçtimaî Dersler

Kader-i İlahî, netice ve meyveler itibarıyla şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de illet ve sebep itibarıyla dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir.

Sözler

Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.

Sözler

Nübüvvet gayet ağır ve büyük bir mükellefiyettir. Melekât-ı akliye ve istidâdât-ı kalbiyenin inkişafı ve tekemmülü ile o ağır mükellefiyet tahammül edilir.

Mektubat

Şemsin feyz-i tecellisi olan timsâli, denizin sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.

Mektubat

İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.

Mektubat

Salâhat niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır. (İbn-i Hacer)

Mektubat

Sıgar-ı nefstir tekebbürün menbaı. Zaaf-ı kalbdir gururun madeni. (Lemeat)

İçtimaî Dersler

Vaiz hem hakîm, hem muhakemeli olmalıdır.

Muhakemat

Eskiden ekser İslâm aç değildi; tereffühe ihtiyar vardı. Şimdi açtır; telezzüze ihtiyar yoktur.

Mektubat

Birinin malına başka mal velev kıymetli de olsa karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebeb olur.

Muhakemat

Senin şu hayatının gayesi, neticesi, o Malikin esmasına ve şuûnatına bir mazhariyettir.

İman ve Küfür Muvazeneleri

Hased ve kıskançlıkta öyle bir muaccel ceza var ki, o hased, hased edeni yakar.

Lem'alar

En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tabi olur. (Hadis)

Mektubat

"Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kàbil olmadığı gibi, o Alîm-i Zülcelâlin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir.

Mektubat

Âlim-i mürşid koyun olmalı, kuş olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay verir.

Mektubat

Elhasıl, madem Allah var, elbette ahiret vardır.

Asa-yı Musa

Sünnet-i seniyyeye ittibaı terk eden, hakiki Âl-i Beytten olmadığı gibi, Âl-i Beyte hakiki dost da olamaz.

Lem'alar

Herbiri birer mu’cize-i san’at olan mevcudata bakıyoruz ki, hayretnümâ bir derecede suhuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda, fakat mu’ciznümâ bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz suhuletle yapılır.

Mektubat

Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenâb-ı Hakka aittir.

Kastamonu Lahikası

İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.

Lem'alar

Allahım! Senin rahmetine ve onun hürmetine nasıl yaraşırsa, ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin.

Sözler

Kabir kapısında bekleyen bir adam, arkasındaki fâni dünyaya riyakârâne bakması, acınacak bir hamakattır ve dehşetli bir hasârettir.

Emirdağ Lahikası

İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır.

Mektubat

Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.

Mektubat

Madem şu Kâinat Sahibinin böyle bir ilmi vardır. Elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir; hikmet ve rahmetinin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.

Mektubat

İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.

Muhakemat

Son İçerikler