Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.

Muhakemat

İsm-i Âzamının mazharı olan Resul-i Ekremine, âl ve ashabına, ihvânına ve ona tâbi olanlara salât ve selâm olsun. Âmin, ey Erhamürrâhimîn.

Sözler

Kaderi tenkid eden, başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.

Mektubat

Nev’-i insanın dörtten birini teşkil eden çocuklar, ahiret imanıyla insanca yaşayabilirler ve insaniyetin istidatlarını taşıyabilirler.

Şualar

Adalet kâinatta ve umûm mevcûdatta hükümfermâdır.

Lem'alar

Zikrin tekrarı kalbi tenvir eder.

Mesnevî-i Nuriye

Risale-i Nur, Kur’ân’ın malıdır. Benim ne haddim var ki, sahip olayım, tâ ki kusurlarım ona sirayet etsin. Belki o Nur’un kusurlu bir hâdimi ve o elmas mücevherat dükkânının bir dellâlıyım.

Emirdağ Lahikası

Âlim-i mürşid koyun olmalı, kuş olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay verir.

Mektubat

Bahtiyar odur ki, bu ittibâ-ı Sünnette hissesi ziyade ola. Sünnete ittibâ etmeyen, tembellik ederse hasâret-i azîme, ehemmiyetsiz görürse cinayet-i azîme, tekzibini işmam eden tenkit ise dalâlet-i azîmedir.

Lem'alar

Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.

Muhakemat

Her bir âyetin ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü var. Kur’ân içinde binler Kur’ân bulunur ki, herbir meşrep sahibine birisini verir.

Sözler

Deccalın yalancı cenneti ise, medeniyetin cazibedar lehviyatı ve fantaziyeleridir.

Mektubat

Samimi bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.

Lem'alar

Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)

İçtimaî Dersler

Hamd ve senâ, medih ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır.

Mektubat

Hangi şeye dikkat etsen şehadet eder ki, bu fâniden sonra bir bâki var.

Sözler

Âlem-i şehadet, avalimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir.

Mektubat

Ye’s, mâni-i her kemaldir.

İçtimaî Dersler

Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i ilâhiye, abdin irade-i cüz’iyesine bakar. Yani, bunun bir fiile taallûkundan sonra o taallûk eder. Öyle ise cebir yoktur.

İşarat'ül-İ'caz

Elhasıl, madem Allah var, elbette ahiret vardır.

Asa-yı Musa

İslâmiyeti hristiyan dinine kıyas etmek, kıyas-ı maalfârıktır; o kıyas yanlıştır

Mektubat

Dünyada mâsiyetin âkıbeti, ikab-ı uhrevîye delildir.

Mektubat

Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir.

Muhakemat

İmam-ı Şafiî (k.s.) gibi büyük zatlar: “Talebe-i ulûmun hattâ uykusu da ibadet sayılır.” diye ziyade ehemmiyet vermişler

Şualar

İktisad ve kanaat, hikmet-i ilâhiyeye tevfik-i harekettir

Lem'alar

Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.

Mektubat

Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.

Lem'alar

اِذَا تَاَنَّثَ الرِّجَالُ بِالتَّهَوُّسِ تَرَجَّلَ النِّسَاءِ بِالتَّوَقُّحِ Bir meclis-i ihvana güzel bir karı girdikçe riya, rekabet, hased damarı intibah eder. Demek, inkişaf-ı nisvandan, medenî beşerde ahlâk-ı seyyie inkişaf eder.

Mektubat

İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.

Mektubat

Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, âlil bir uzvun reçetesi, ittiba-ı Kur’an’dır.

Mektubat

Son İçerikler