Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur, hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır.

Sözler

Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder.

Lem'alar

Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır.

Muhakemat

Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı cihad edeceğiz; sanat, marifet silahıyla. (Münazarat)

İçtimaî Dersler

Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, âlil bir uzvun reçetesi, ittiba-ı Kur’an’dır.

Mektubat

Hayat, cilve-i tevhiddendir; müntehası da vahdet kesb ediyor.

Mektubat

Beşerin saadet-i hayatiyesi, iktisat ve sa’ye gayrette olduğunu ve onunla beşerin havas, avam tabakası birbiriyle barışabilir.

Emirdağ Lahikası

imam-ı mübîn, bir nevi ilim ve emr-i ilâhînin bir ünvanıdır.

Mektubat

Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.

Mektubat

Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir

Mektubat

Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.

Sözler

Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti, iffette, istikamette sarfetmek lâzım ve elzemdir.

Asa-yı Musa

Dünyada yalnız zaif gölgeleri gösterilen esma, o Cennetin ayinelerinde en şaşaalı bir surette gösterilecektir.

Sözler

Bir baharı halketmek, bir çiçek kadar Ona kolaydır. Cenneti halketmek, bir bahar kadar Ona rahattır.

Mektubat

Memnu’ heykel, ya bir zulm-ü mütehaccir, ya bir heves-i mütecessim veya bir riya-yı mütecessiddir.

Mektubat

Kader gelince göz kör olur.

Mektubat

Madem şu Kâinat Sahibinin böyle bir ilmi vardır. Elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir; hikmet ve rahmetinin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.

Mektubat

Birinin malına başka mal velev kıymetli de olsa karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebeb olur.

Muhakemat

İslâmiyette, imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur

Tarihçe-i Hayat

Bir şey, vücudu vacip olmadıkça vücuda gelmez. Evet, irade-i cüz’iyenin taallûkuyla irade-i külliyenin taallûku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vacip olur ve derhal vücuda gelir.

İşarat'ül-İ'caz

Bütün eşyanın san’atındaki ihtimâmat ve san’atkârâne tasvirat ve mâhirâne tezyinat, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san’atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihap etmek, derin bir ilimle olur.

Mektubat

Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)

İçtimaî Dersler

Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan; ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır.

Mektubat

Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır.

İçtimaî Dersler

Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

Mektubat

uyku bes. Siz de uyanınız

İçtimaî Dersler

Bütün kâinatın “Kün” emrine itaatı, bir zerre neferi itaatı gibidir

İçtimaî Dersler

Velâyet bir hüccet-i risalettir; tarikat bir bürhan-ı şeriattır.

Mektubat

Âlem-i şehadet, avalimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir.

Mektubat

"Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kàbil olmadığı gibi, o Alîm-i Zülcelâlin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir.

Mektubat

Son İçerikler