kerametin izharı, zaruret olmadan zarardır. İkramın izharı ise, bir tahdis-i nimettir.
Mektubat
Evet, şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne kadar mâkul ve lâzım ve kat’î ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kat’iyettedir.
Sözler
İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.
Muhakemat
Bu misafirhane-i dünyaya gelen her zîşuur, gözünü açtıkça görür ki: Bir kudret, bütün kâinatı kabzasında tutmuş.
Şualar
Beşerin şimdiki seyyiat-âlûd hırçın ruhunda, mütebessim küçük cenazeler olan suretlerin rolü ehemmiyetlidir.
Mektubat
Birinin malına başka mal velev kıymetli de olsa karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebeb olur.
Muhakemat
Bil ki: Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemalâtın fezlekesi ve esasıdır.
Lem'alar
İnsan çendan fanidir, fakat beka için halkedilmiş ve baki bir Zâtın ayinesi olarak yaratılmış ve bakî meyveleri verecek işleri görmekle tavzif edilmiş ve baki bir Zâtın baki esmasının cilvelerine ve nakışlarına medar olacak bir suret verilmiştir. Öyle ise, böyle bir insanın hakiki vazifesi ve saadeti, bütün cihazatı ve bütün istidadatıyla o Bâkî-i Sermedînin daire-i marziyatında esmasına yapışıp, ebed yolunda o Bâkîye müteveccih olup gitmektir.
Lem'alar
İman sıdktır, doğruluktur.
İçtimaî Dersler
Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir.
Muhakemat
Bütün mevcudatta görünen muntazam miktarlar, hikmet ve maslahata göre biçilmiş şekiller, bir kazânın düsturuyla ve kaderin pergâriyle tanzim edilmiş gibi meyvedar vaziyetler ve heyetler, bir ilm-i muhîti gösteriyor.
Mektubat
Nev’-i insanın dörtten birini teşkil eden çocuklar, ahiret imanıyla insanca yaşayabilirler ve insaniyetin istidatlarını taşıyabilirler.
Şualar
Nübüvvet gayet ağır ve büyük bir mükellefiyettir. Melekât-ı akliye ve istidâdât-ı kalbiyenin inkişafı ve tekemmülü ile o ağır mükellefiyet tahammül edilir.
Mektubat
Ruh, vücud-u haricî giydirilmiş bir kanundur
Sözler
Velâyet bir hüccet-i risalettir; tarikat bir bürhan-ı şeriattır.
Mektubat
Şer’an koca, karıya küfüv olmalı, yani, birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi, diyanet noktasındadır.
Lem'alar
Allahım! Senin rahmetine ve onun hürmetine nasıl yaraşırsa, ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin.
Sözler
Kur'ân-ı Hakîmin hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men etti. Hattâ düşünmesini de bana unutturdu.
Mektubat
Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı cihad edeceğiz; sanat, marifet silahıyla. (Münazarat)
İçtimaî Dersler
İnsan ise; âlemin semerat ve eczasından olduğundan, onda dahi meylü’l-istikmalden bir meylü’t-terakki mevcuddur.
Muhakemat
İhya-yı din, ihya-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır.
Mektubat
Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler.
Lem'alar
İnsanda büyüklüğün mikyası küçüklüktür. Küçüklüğün mizanı büyüklüktür. (Hakikat Çekirdekleri)
İçtimaî Dersler
İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.
Mektubat
Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.
Muhakemat
Takva-yı hakikî ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor.
Mektubat
Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cezaa iltica etmemek gerektir.
Mektubat
Kâinatı Elinde Tutamayan, zerreyi Halkedemez
İçtimaî Dersler
Kelâmullah ünvanı, kemal-i liyakatle Kur’an’a verilmiş
Sözler