Risale-i Nur'dan
Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kim bir şeyde çok tevaggul etse; galiben başkasında gabileşmesine sebebiyet verir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kur’ân-ı Hakîm, nihayetsiz parlak, yüksek hakikatleri cami’ olduğundan, şiirin hayalâtından müstağnidir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hem şükür içinde, sâfî bir iman var, hâlis bir tevhid bulunur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Halbuki halktan havf ise, elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musibettir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Müslümanların birbirine yardımları, ancak zekât köprüsü üzerinden geçmekle yapılır. Zira yardım vasıtası zekâttır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Muhakkak maslâhat, mevhum mazarrata feda edilmez.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Salâhat niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır. (İbn-i Hacer)
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ye’s, mâni-i her kemaldir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Allah’ı tanımayan, her şeye, herkese nispetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Asıl mana odur ki; elfaz onu sımahta boşalttığı gibi zihne nüfuz ederek vicdan dahi teşerrüb etmekle, ezahir-i efkârı feyizyab eden şeydir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ruh, vücud-u haricî giydirilmiş bir kanundur
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Cehennemsiz, Cennetin pek çok lezzetleri gizli kalır. Nev-i beşerin en büyük meselesi Cehennemden kurtulmaktır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Nev-i beşere rahmet olan Kur’an, ancak umumun lâakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Said’in yazdıkları meydanda. Şahit gösteriyorum ki, ben اَلْاِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ ferman-ı kat’îsiyle, eski zamandan beri menfi milliyet ve unsuriyetperverliğe, avrupanın bir nevi frenk illeti olduğundan, bir zehr-i katil nazarıyla bakmışım. Ve avrupa, o frenk illetini İslâm içine atmış, tâ tefrika versin, parçalasın, yutmasına hazır olsun diye düşünür. O frenk illetine karşı eskiden beri tedaviye çalıştığımı, talebelerim ve bana temas edenler biliyorlar.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Zekât İslâm’ın kantarası, yani köprüsüdür.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhya-yı din, ihya-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahdan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi Cennete bile iştiyak geri kalır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bazen arzu fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder. (Sünuhat)
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Şöhret, insanın malı olmayanı da insana mal eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Havf ve zaaf, tesirat-ı hariciyeyi teşci eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
O kabir, ehl-i iman için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
اِذَا تَاَنَّثَ الرِّجَالُ بِالتَّهَوُّسِ تَرَجَّلَ النِّسَاءِ بِالتَّوَقُّحِ
Bir meclis-i ihvana güzel bir karı girdikçe riya, rekabet, hased damarı intibah eder. Demek, inkişaf-ı nisvandan, medenî beşerde ahlâk-ı seyyie inkişaf eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İnsanın, hususan Müslümanın tahassüngâhı ve bir nev’i cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kader gelince göz kör olur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan; ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. Yoksa davet bid’attır, reddedilir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Akıl ve nakil tearuz ettikleri vakitte, akıl asıl itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o akıl, akıl olsa gerektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir
Kitapta Oku