Risale-i Nur'dan
İhtiyaç, medeniyetin üstadıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis, dalâlet-i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Said’in yazdıkları meydanda. Şahit gösteriyorum ki, ben اَلْاِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ ferman-ı kat’îsiyle, eski zamandan beri menfi milliyet ve unsuriyetperverliğe, avrupanın bir nevi frenk illeti olduğundan, bir zehr-i katil nazarıyla bakmışım. Ve avrupa, o frenk illetini İslâm içine atmış, tâ tefrika versin, parçalasın, yutmasına hazır olsun diye düşünür. O frenk illetine karşı eskiden beri tedaviye çalıştığımı, talebelerim ve bana temas edenler biliyorlar.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhlası kazandıran harekâtındaki sebebi, sırf bir emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı İlahî olduğunu düşünmeli ve vazife-i İlahiyeye karışmamalı.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Deccalın yalancı cenneti ise, medeniyetin cazibedar lehviyatı ve fantaziyeleridir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hangi şeye dikkat etsen şehadet eder ki, bu fâniden sonra bir bâki var.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bid’aların ve dalâletlerin istilâsı zamanında Sünnet-i Seniyyeye ve hakikat-i Kur’âniyeye temessük edip hizmet eden, yüz şehid sevabını kazanabilir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bütün zîhayata, herbirisine lâyık bir tarzda, münasip vakitte, ummadığı yerde rızıklarını vermek, bir ilm- i muhîtle olur. Çünkü rızkı gönderen, rızka muhtaç olanları bilecek, tanıyacak, vaktini bilecek, ihtiyacını idrak edecek; sonra rızkını lâyık bir tarzda verebilir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet, rahmet-i rabbaniyenin en hürmetli, en halâvetli, en lâtif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i valide, hakaik-ı kâinat içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İmanî meselelerde şüphe, bir delili, hatta yüz delili atsa da, medlûle iras-ı zarar edemez. Çünkü binler delil var.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet, hem ona iştiyak ve meyil ve muhabbet, onun sünnet-i seniyyesine ve şeriat-ı garrâsına ittibâ iledir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Felsefenin hâlis bir tilmizi, bir firavundur. Fakat menfaati için en hasis şeye ibadet eden bir firavun-u zelildir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hürriyet-i şer’iye Cenab-ı Hakk’ın Rahman, Rahim tecellisiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır. (Hutbe-i Şamiye)
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İmam-ı Şafiî (k.s.) gibi büyük zatlar: “Talebe-i ulûmun hattâ uykusu da ibadet sayılır.” diye ziyade ehemmiyet vermişler
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç.. iyi mallar dizilmiş arkasında...
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İman ve tevhid yolu gayet kısa ve doğru ve müstakîm ve kolaydır ve küfür ve inkâr yolları gayet uzun ve müşkülâtlı ve tehlikelidir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İktisad ve kanaat, hikmet-i ilâhiyeye tevfik-i harekettir
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Akıl ve nakil tearuz ettikleri vakitte, akıl asıl itibar ve nakil tevil olunur. Fakat o akıl, akıl olsa gerektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kur'ân-ı Hakîmin hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men etti. Hattâ düşünmesini de bana unutturdu.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Tasavvur-u küfür, küfür değil; tahayyül-ü şetm, şetm değil.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i ilâhiye, abdin irade-i cüz’iyesine bakar. Yani, bunun bir fiile taallûkundan sonra o taallûk eder. Öyle ise cebir yoktur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Rüya-yı sadıka, hiss-i kablelvukuun fazla inkişafıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kelâm-ı vahidde ahkâm-ı müteaddide olabilir. Bir sadef, çok cevahiri tazammun edebilir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.
Kitapta Oku