Risale-i Nur'dan

Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis, dalâlet-i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Yerinde sarf olunmayan bir muhabbet-i gayr-i meşruanın cezası, merhametsiz bir musibettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kabir kapısında bekleyen bir adam, arkasındaki fâni dünyaya riyakârâne bakması, acınacak bir hamakattır ve dehşetli bir hasârettir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Dünyadaki her lezzetli şeyin en âlâsı Cennette bulunur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Dünya ise, bütün şaşaasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Asıl mana odur ki; elfaz onu sımahta boşalttığı gibi zihne nüfuz ederek vicdan dahi teşerrüb etmekle, ezahir-i efkârı feyizyab eden şeydir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şu müsbet fikr-i milliyet İslâmiyete hâdim olmalı, kal’a olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Göz, lamba, şems gibi nur ve nuranî şeylerde cüz’î küllî, cüz küll, bir bin müsavidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Cenab-ı Hak bizi ve sizi bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Hürriyet-i şer’iye Cenab-ı Hakk’ın Rahman, Rahim tecellisiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır. (Hutbe-i Şamiye)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kim bir şeyde çok tevaggul etse; galiben başkasında gabileşmesine sebebiyet verir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şemsin feyz-i tecellisi olan timsâli, denizin sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şüphesiz dünya bir mezraadır. Mahşer ise bir beyderdir, harmandır. Cennet, Cehennem ise birer mahzendir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Şükrün envâı var. O nevilerin en câmii ve fihriste-i umumiyesi, namazdır.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bu misafirhane-i dünyaya gelen her zîşuur, gözünü açtıkça görür ki: Bir kudret, bütün kâinatı kabzasında tutmuş.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a’mâl-i salihayı yer, bitirir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

zaman-ı fetrette, وَمَا كُنَّا مُعَذِّبٖينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولًا sırrıyla, ehl-i fetret, ehl-i necattırlar. Bil-ittifak, teferruattaki hatiatlarından muahazeleri yoktur.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İmam-ı mübîn kader defteri ise, kitab-ı mübîn kudret defteridir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Kelâmullah ünvanı, kemal-i liyakatle Kur’an’a verilmiş

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı cihad edeceğiz; sanat, marifet silahıyla. (Münazarat)

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Samimi bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

   Eğer dünya ebedî olsaydı, insan içinde ebedî kalsaydı ve firak ebedî olsaydı, elîmâne teessürat ve meyusane teellümâtın bir manası olurdu. Fakat madem dünya bir misafirhanedir; vefat eden çocuk nereye gitmişse, siz de, biz de oraya gideceğiz. Ve hem bu vefat ona mahsus değil, umumî bir caddedir. Hem madem mufarakat dahi ebedî değil; ileride hem berzahta, hem Cennette görüşülecektir.  اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ  demeli. “O verdi, o aldı.  اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ‌  deyip sabırla şükretmeli.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Her bir şey öyle bir pencere-i tevhiddir ki, bütün eşyayı bir Vâhid-i Ehade mal eder.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Âlem-i şehadet, avalimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.

Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan

Herbiri birer mu’cize-i san’at olan mevcudata bakıyoruz ki, hayretnümâ bir derecede suhuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda, fakat mu’ciznümâ bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz suhuletle yapılır.

Kitapta Oku