Risale-i Nur'dan
Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, âlil bir uzvun reçetesi, ittiba-ı Kur’an’dır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Cenab-ı Hak bizi ve sizi bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhsan-ı ilâhî ile tavsifte kanaat etmek farzdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun?
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İlimde iz’an-ı kalb olmazsa cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Medar-ı necat ve halâs, yalnız ihlastır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İşte ey ihtiyar ve ihtiyareler! Biliniz ki, ihtiyarlıktaki zaaf ve acz, rahmet ve inayeti ilâhiyenin celbine vesiledir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Her müstaid, nefsi için içtihad edebilir, teşri’ edemez.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İsm-i Âzamının mazharı olan Resul-i Ekremine, âl ve ashabına, ihvânına ve ona tâbi olanlara salât ve selâm olsun. Âmin, ey Erhamürrâhimîn.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Muhabbet, uhuvvet, sevmek, İslâmiyetin mizacıdır, rabıtasıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Rıza-yı küfür küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bütün eşyanın san’atındaki ihtimâmat ve san’atkârâne tasvirat ve mâhirâne tezyinat, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san’atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihap etmek, derin bir ilimle olur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Din-i İslâmı hristiyan dinine kıyas edip Avrupa gibi dine lâkayd olmak, pek büyük bir hatadır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bir ailenin saadet-i hayatiyesi, koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Tasavvur-u küfür, küfür değil; tahayyül-ü şetm, şetm değil.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Zaiflerin cemiyeti ve şahs-ı manevîsi kavî olduğu gibi, (Haşiye) kavîlerin cemiyeti ve şahsı manevîsi ise zaiftir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tabi olur. (Hadis)
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Cemaatte vahid-i sahih olmazsa, cem ve zam, kesir darbı gibi küçültür.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Zekât İslâm’ın kantarası, yani köprüsüdür.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Şükrün envâı var. O nevilerin en câmii ve fihriste-i umumiyesi, namazdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.
Kitapta Oku