Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır.

Muhakemat

Ey birader, âlem-i Hristiyanın rüçhanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, genç, dinç esbab bizde inkişafa başlamıştır. (Devaü’l-Ye’s)

İçtimaî Dersler

Vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider.

Sözler

Ahlâk-ı âliyeyi tahrip eden, kizbdir. Âlem-i İslâmı zehirlendiren, ancak kizbdir. Âlem-i beşerin ahvâlini fesada veren, kizbdir. Nev-i beşeri kemalâttan geri bırakan, kizbdir.

İşarat'ül-İ'caz

Zelzele gibi vakıalar olan şu hadisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller.

Sözler

Ona teşekkür etmek; o nimetleri doğrudan doğruya Ondan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek ve o nimetlere kendi ihtiyacını hissetmekle olur.

Mektubat

Rüya-yı sadıka, hiss-i kablelvukuun fazla inkişafıdır.

Mektubat

Beşerin şimdiki seyyiat-âlûd hırçın ruhunda, mütebessim küçük cenazeler olan suretlerin rolü ehemmiyetlidir.

Mektubat

İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.

Muhakemat

Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.

Mektubat

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen, muhaldir ki, hakikî envâr-ı hakikate vasıl olabilsin.

Mektubat

Bir dane sıdk, bir harman yalanları yakar. Bir dane hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır. (Münazarat)

İçtimaî Dersler

İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır.

Muhakemat

Dünyada mâsiyetin âkıbeti, ikab-ı uhrevîye delildir.

Mektubat

Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler.

Lem'alar

Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.

Mektubat

Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.

Mektubat

Kur’an hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı davet olduğundan, içinde tekrar müstahsendir, belki elzem ve eblâğdır.

Mektubat

Kader-i İlahî, netice ve meyveler itibarıyla şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de illet ve sebep itibarıyla dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir.

Sözler

Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenâb-ı Hakka aittir.

Kastamonu Lahikası

Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.

Muhakemat

Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.

Mektubat

Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemâlâtın fezlekesi ve esasıdır.

Lem'alar

Zaiflerin cemiyeti ve şahs-ı manevîsi kavî olduğu gibi, (Haşiye) kavîlerin cemiyeti ve şahsı manevîsi ise zaiftir.

Lem'alar

İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.

Mektubat

Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.

Mektubat

Sen valideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir

Lem'alar

Ye’s, mâni-i her kemaldir.

İçtimaî Dersler

İlimde iz’an-ı kalb olmazsa cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.

Mektubat

Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir.

Muhakemat

Son İçerikler