Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Bir şey, vücudu vacip olmadıkça vücuda gelmez. Evet, irade-i cüz’iyenin taallûkuyla irade-i külliyenin taallûku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vacip olur ve derhal vücuda gelir.

İşarat'ül-İ'caz

Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.

Muhakemat

Âlemde meylü’l-istikmal vardır. Onun ile hilkat-ı âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir.

Muhakemat

Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe.

Mektubat

Nur mesleğinde, mü’minlerin uhuvveti esastır.

Emirdağ Lahikası

Bütün eşyanın san’atındaki ihtimâmat ve san’atkârâne tasvirat ve mâhirâne tezyinat, bir ilm-i muhîti gösteriyor. Çünkü, binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san’atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihap etmek, derin bir ilimle olur.

Mektubat

İhya-yı din, ihya-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır.

Mektubat

Sivrisineğin gözünü halkeden, güneşi dahi o halketmiştir.

Mektubat

Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti, iffette, istikamette sarfetmek lâzım ve elzemdir.

Asa-yı Musa

Dünyadaki her lezzetli şeyin en âlâsı Cennette bulunur.

Sözler

Hamd ve senâ, medih ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır.

Mektubat

Bir şeyin aslını gösteren semeresidir.

Muhakemat

Cumhur-u avamı, bürhandan ziyade, mehazdaki kudsiyet imtisâle sevk eder.

Mektubat

Her şeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder.

Lem'alar

Hırs, hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.

Lem'alar

Bu dünya bizi kovmadan evvel ve 'Haydi dışarıya!' demeden, biz kemâl-i izzetle, Allaha ısmarladık deyip izzetimizle bu fâni zevklerimizi bırakmalıyız.

Emirdağ Lahikası

İlimde iz’an-ı kalb olmazsa cehildir. İltizam başka, itikad başkadır.

Mektubat

Mu’cizâtıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz.

Mektubat

İman ve tevhid yolu gayet kısa ve doğru ve müstakîm ve kolaydır ve küfür ve inkâr yolları gayet uzun ve müşkülâtlı ve tehlikelidir.

Mektubat

Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.

Lem'alar

Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder.

Lem'alar

Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Said’in yazdıkları meydanda. Şahit gösteriyorum ki, ben اَلْاِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ ferman-ı kat’îsiyle, eski zamandan beri menfi milliyet ve unsuriyetperverliğe, avrupanın bir nevi frenk illeti olduğundan, bir zehr-i katil nazarıyla bakmışım. Ve avrupa, o frenk illetini İslâm içine atmış, tâ tefrika versin, parçalasın, yutmasına hazır olsun diye düşünür. O frenk illetine karşı eskiden beri tedaviye çalıştığımı, talebelerim ve bana temas edenler biliyorlar.

Mektubat

Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)

İçtimaî Dersler

Musibetler, dergâh-ı İlâhîye sevk etmek için birer kader kamçısıdır.

Barla Lahikası

İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.

Mektubat

Vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider.

Sözler

Şemsin feyz-i tecellisi olan timsâli, denizin sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.

Mektubat

Merhametsiz siyasetin bir düsturu olan, “Hükûmetin selâmeti ve asayişin devamı için eşhas feda edilir.”

Mektubat

Bir fende meleke, o fennin suret-i hakikiyesidir. Onunla temessül etmek gerektir.

Muhakemat

İman lâzım, İslâmiyet lâzım; tarikat zamanı değil.

Mektubat

Son İçerikler