Vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider.
Sözler
Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvi bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezb etmek namazın şe’nindendir.
İşarat'ül-İ'caz
İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.
Mektubat
Zelzele gibi vakıalar olan şu hadisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller.
Sözler
İhtiyaç, medeniyetin üstadıdır.
İçtimaî Dersler
Zekât İslâm’ın kantarası, yani köprüsüdür.
İşarat'ül-İ'caz
İktisad ve kanaat, hikmet-i ilâhiyeye tevfik-i harekettir
Lem'alar
Medar-ı ezvak olan gençlik gidiyor; menşe-i ahzan olan ihtiyarlık, yerine geliyor ve gayet parlak ve nuranî hayat gidiyor
Lem'alar
Deccalın yalancı cenneti ise, medeniyetin cazibedar lehviyatı ve fantaziyeleridir.
Mektubat
Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahdan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi Cennete bile iştiyak geri kalır.
Mesnevî-i Nuriye
Hem şükür içinde, sâfî bir iman var, hâlis bir tevhid bulunur.
Mektubat
Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizaç etmezse, cumhur-u avamda müsmir olamaz.
Mektubat
İnsan çendan fanidir, fakat beka için halkedilmiş ve baki bir Zâtın ayinesi olarak yaratılmış ve bakî meyveleri verecek işleri görmekle tavzif edilmiş ve baki bir Zâtın baki esmasının cilvelerine ve nakışlarına medar olacak bir suret verilmiştir. Öyle ise, böyle bir insanın hakiki vazifesi ve saadeti, bütün cihazatı ve bütün istidadatıyla o Bâkî-i Sermedînin daire-i marziyatında esmasına yapışıp, ebed yolunda o Bâkîye müteveccih olup gitmektir.
Lem'alar
Umum zîhayatın, ipham ünvanı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri bir ilm-i muhîti gösteriyor.
Mektubat
İcad ve ibdâ-ı eşyada kemâl-i suhulet, bir ilm-i ekmele delâlet eder. Çünkü bir işte kolaylık ve bir vaziyette suhulet, derece-i ilim ve maharetle mütenasiptir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.
Mektubat
Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir.
Mektubat
Biz ki Kürd’üz aldanırız, fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz.
İçtimaî Dersler
Bir ailenin saadet-i hayatiyesi, koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar.
İman ve Küfür Muvazeneleri
İşte ey ihtiyar ve ihtiyareler! Biliniz ki, ihtiyarlıktaki zaaf ve acz, rahmet ve inayeti ilâhiyenin celbine vesiledir.
Lem'alar
İmanî meselelerde şüphe, bir delili, hatta yüz delili atsa da, medlûle iras-ı zarar edemez. Çünkü binler delil var.
Mektubat
İmam-ı mübîn, ilim ve emr-i ilâhînin bir nevine bir ünvandır ki, âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani, zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder. Yani, her şeyin vücud-u zâhirîsinden ziyade aslına, nesline ve köklerine ve tohumlarına bakar. Kader-i ilahînin bir defteridir.
Mektubat
Paslanmış bîhemta bir elmas, daima mücellâ cama müreccahtır.
Mektubat
Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor.
Mesnevî-i Nuriye
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Sözler
Şimdilik İstanbul siyaseti, İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır.
Mektubat
Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.
Mektubat
Kur'ân-ı Hakîmin hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset âleminden men etti. Hattâ düşünmesini de bana unutturdu.
Mektubat
Eskiden ekser İslâm aç değildi; tereffühe ihtiyar vardı. Şimdi açtır; telezzüze ihtiyar yoktur.
Mektubat
Tefekkür, gafleti izale eder.
Mesnevî-i Nuriye
İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.
Muhakemat