Risale-i Nur'dan
Sivrisineğin gözünü halkeden, güneşi dahi o halketmiştir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ye’s, mâni-i her kemaldir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Mu’cizâtıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Allah’ı tanımayan, her şeye, herkese nispetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Her şeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis, dalâlet-i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Cemiyete dahil olan, cemiyetin nizamını ihlâl etmemek gerektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Kur’a arş-ı âzamdan ve ism-i âzamdan gelmiş bir kelâmullahtır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bir Müslüman, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın zincirinden çıksa, dinini bıraksa, daha hiçbir dine girmez, anarşist olur; ruhunda kemâlâta medar hiçbir hâlet kalmaz. Vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir olur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hem şükür içinde, sâfî bir iman var, hâlis bir tevhid bulunur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bil ki: Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemalâtın fezlekesi ve esasıdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ruh, vücud-u haricî giydirilmiş bir kanundur
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a’mâl-i salihayı yer, bitirir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Deccalın yalancı cenneti ise, medeniyetin cazibedar lehviyatı ve fantaziyeleridir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Nev-i beşere rahmet olan Kur’an, ancak umumun lâakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i ilâhiye, abdin irade-i cüz’iyesine bakar. Yani, bunun bir fiile taallûkundan sonra o taallûk eder. Öyle ise cebir yoktur.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
“Gıybet, katl gibidir.” Demek gıybette öyle bir ferd bulunur ki, katl gibi bir zehr-i katilden daha muzırdır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İhsan-ı ilâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Bütün kâinatın “Kün” emrine itaatı, bir zerre neferi itaatı gibidir
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
İman, insanı Sâni-i Zülcelâline nisbet ediyor. İman bir intisaptır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Ahlâk-ı âliyeyi tahrip eden, kizbdir. Âlem-i İslâmı zehirlendiren, ancak kizbdir. Âlem-i beşerin ahvâlini fesada veren, kizbdir. Nev-i beşeri kemalâttan geri bırakan, kizbdir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet, rahmet-i rabbaniyenin en hürmetli, en halâvetli, en lâtif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i valide, hakaik-ı kâinat içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Cennet, bütün lezâiz-i mâneviyeye medar olduğu gibi, bütün lezâiz-i cismaniyeye de medardır.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Melâike ise ecnas-ı muhtelifedir. Cin dahi öyle.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Evet bir fende sözü hüccet olanın sair fenlerde nakil veya dava cihetiyle hükmünü hüccet tutmak, taksimü’l-mehasin ve tefrikü’l-mesaî olan kanun-u ilâhîsine vech-i rıza göstermemek demektir.
Kitapta Oku
Risale-i Nur'dan
Hıfz-ı Kur’anî her müşkilâta galib ve lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.
Kitapta Oku