Risale-i Nur'dan
Günün Vecizesi

Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.

Mektubat

Sıkıntı sefahetin muallimidir. Yeis, dalâlet-i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.

Mektubat

Kàbil değildir ki, şu muntazam mevcudatı icad eden Zâtın ilmi, ondan infikâk etsin.

Mektubat

Memnu’ heykel, ya bir zulm-ü mütehaccir, ya bir heves-i mütecessim veya bir riya-yı mütecessiddir.

Mektubat

Tarikatın en mühim esası, sünnet-i seniyyeye ittiba etmektir.

Mektubat

Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur, hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır.

Sözler

Kim bir şeyde çok tevaggul etse; galiben başkasında gabileşmesine sebebiyet verir.

Muhakemat

Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i ilâhiye, abdin irade-i cüz’iyesine bakar. Yani, bunun bir fiile taallûkundan sonra o taallûk eder. Öyle ise cebir yoktur.

İşarat'ül-İ'caz

Bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifâtı, bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Mektubat

Evet, mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâkî-i Hakikinin hüsün ve ihsan ve kemalâtının işaratı ve çok perdelerden geçmiş zaif gölgeleridir, belki cilve-i esma-i hüsnanın gölgelerinin gölgeleridir.

Lem'alar

Evet her şeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatı göremez...

Muhakemat

Herbiri birer mu’cize-i san’at olan mevcudata bakıyoruz ki, hayretnümâ bir derecede suhuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda, fakat mu’ciznümâ bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz suhuletle yapılır.

Mektubat

İhtiyaç, medeniyetin üstadıdır.

İçtimaî Dersler

Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.

Muhakemat

Kader, her şeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir.

Mesnevî-i Nuriye

Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahdan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi Cennete bile iştiyak geri kalır.

Mesnevî-i Nuriye

Bu ömürden sonra sırf âhireti düşünmek lâzım. Dünya seni terk etmeden evvel sen dünyayı terk et. Zekâtü’l-ömrü ömr-ü sâni yolunda sarf eyle. (İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi)

İçtimaî Dersler

Kâinat kalbindeki ciddi aşk, bir Mâşuk-u Lâyezâlîyi gösterir.

Sözler

Hangi şeye dikkat etsen şehadet eder ki, bu fâniden sonra bir bâki var.

Sözler

Bazen arzu fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder. (Sünuhat)

İçtimaî Dersler

Kur’ân-ı Hakîm, nihayetsiz parlak, yüksek hakikatleri cami’ olduğundan, şiirin hayalâtından müstağnidir.

Sözler

İhlası kazandıran harekâtındaki sebebi, sırf bir emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı İlahî olduğunu düşünmeli ve vazife-i İlahiyeye karışmamalı.

Lem'alar

Adalet kâinatta ve umûm mevcûdatta hükümfermâdır.

Lem'alar

Umum zîhayatın, ipham ünvanı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri bir ilm-i muhîti gösteriyor.

Mektubat

Salâhat niyetiyle sana verilen bir şey salih olmazsan kabul etmek haramdır. (İbn-i Hacer)

Mektubat

Âfatlar, za’f-ı imandan neşet eden hatâların neticesidir.

Kastamonu Lahikası

Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.

Mektubat

Bil ki: Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemalâtın fezlekesi ve esasıdır.

Lem'alar

Bir adamın imanı, ebedî ve dünya kadar bir mülk-ü bâkinin anahtarı ve nurudur.

Kastamonu Lahikası

Mü’minde hırs sebeb-i hasarettir ve sefalettir.

Lem'alar

Son İçerikler