İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebeb olduğundan daha kabahatlidir.
Muhakemat
Musibetler, dergâh-ı İlâhîye sevk etmek için birer kader kamçısıdır.
Barla Lahikası
Umuma el atmak, umumu terk etmek demektir.
Muhakemat
Ey insan, aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın.
Mektubat
Bir dane sıdk, bir harman yalanları yakar. Bir dane hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır. (Münazarat)
İçtimaî Dersler
Cemaatte vahid-i sahih olmazsa, cem ve zam, kesir darbı gibi küçültür.
Mektubat
Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın ve kendisine Kur’ân indirilen zâtın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müsteân!
Sözler
İsm-i Âzamının mazharı olan Resul-i Ekremine, âl ve ashabına, ihvânına ve ona tâbi olanlara salât ve selâm olsun. Âmin, ey Erhamürrâhimîn.
Sözler
Tasavvur-u küfür, küfür değil; tahayyül-ü şetm, şetm değil.
Mektubat
Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor.
Muhakemat
Dünyada yalnız zaif gölgeleri gösterilen esma, o Cennetin ayinelerinde en şaşaalı bir surette gösterilecektir.
Sözler
Bid’aların ve dalâletlerin istilâsı zamanında Sünnet-i Seniyyeye ve hakikat-i Kur’âniyeye temessük edip hizmet eden, yüz şehid sevabını kazanabilir.
Lem'alar
Âlemde meylü’l-istikmal vardır. Onun ile hilkat-ı âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir.
Muhakemat
İsraf eden ona (süfyana) esir olur, onun dam’ına düşer.
Şualar
Bir baharı halketmek, bir çiçek kadar Ona kolaydır. Cenneti halketmek, bir bahar kadar Ona rahattır.
Mektubat
Her bir şey öyle bir pencere-i tevhiddir ki, bütün eşyayı bir Vâhid-i Ehade mal eder.
Sözler
Evet, sahibü’s-seyf enbiyalar içinde en büyüğü; ümmetiyle cihada memur, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmdır.
Mektubat
Kader gelince göz kör olur.
Mektubat
Takva içinde bir nevi amel-i salih var. Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var.
Kastamonu Lahikası
Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.
Muhakemat
Zikrin tekrarı kalbi tenvir eder.
Mesnevî-i Nuriye
Evet, daire-i esbabda iken tevekkül etmek, bir nevi tenbellik ve atalettir.
İşarat'ül-İ'caz
Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır.
Mektubat
Rüya-yı sadıka, hiss-i kablelvukuun fazla inkişafıdır.
Mektubat
Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahdan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi Cennete bile iştiyak geri kalır.
Mesnevî-i Nuriye
Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.
Mektubat
İnsanda büyüklüğün mikyası küçüklüktür. Küçüklüğün mizanı büyüklüktür. (Hakikat Çekirdekleri)
İçtimaî Dersler
Bil ki: Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemalâtın fezlekesi ve esasıdır.
Lem'alar
Evet her zamanın bir hükmü var. Zaman dahi bir müfessirdir. Ahval ve vukuat ise, bir keşşaftır.
Muhakemat
Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Said’in yazdıkları meydanda. Şahit gösteriyorum ki, ben اَلْاِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ ferman-ı kat’îsiyle, eski zamandan beri menfi milliyet ve unsuriyetperverliğe, avrupanın bir nevi frenk illeti olduğundan, bir zehr-i katil nazarıyla bakmışım. Ve avrupa, o frenk illetini İslâm içine atmış, tâ tefrika versin, parçalasın, yutmasına hazır olsun diye düşünür. O frenk illetine karşı eskiden beri tedaviye çalıştığımı, talebelerim ve bana temas edenler biliyorlar.
Mektubat