Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır.
Mektubat
Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün âlâmını çektirir, müterakimi unutturur.
Mektubat
Hem tefekkür dahi aşk gibi; belki daha zengin ve daha parlak bir tarikdir ki, Hakîm ismine isâl eder.
Mektubat
İcad ve ibdâ-ı eşyada kemâl-i suhulet, bir ilm-i ekmele delâlet eder. Çünkü bir işte kolaylık ve bir vaziyette suhulet, derece-i ilim ve maharetle mütenasiptir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.
Mektubat
Zira Kitab-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın misdakı i’cazıdır. Müfessiri eczasıdır. Manası içindedir. Sadefinde dürrdür, meder değildir.
Muhakemat
Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenâb-ı Hakka aittir.
Kastamonu Lahikası
Kader, her şeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir.
Mesnevî-i Nuriye
Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.
Lem'alar
Kader, ilmin bir nev’idir ki, her şeyin mânevî ve mahsus kalıbı hükmünde bir miktar tayin eder.
Lem'alar
Takva-yı hakikî ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor.
Mektubat
Gururu bırak, aczini anla. Malikini tanı, vazifeni bil, dünyaya ne için geldiğini öğren.
Lem'alar
Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahdan başka bir şey var mıdır? Evet, marifetullah olduktan sonra, dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi Cennete bile iştiyak geri kalır.
Mesnevî-i Nuriye
Nübüvvet gayet ağır ve büyük bir mükellefiyettir. Melekât-ı akliye ve istidâdât-ı kalbiyenin inkişafı ve tekemmülü ile o ağır mükellefiyet tahammül edilir.
Mektubat
Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.
Mektubat
Kâinatı Elinde Tutamayan, zerreyi Halkedemez
İçtimaî Dersler
imam-ı mübîn, bir nevi ilim ve emr-i ilâhînin bir ünvanıdır.
Mektubat
Umûr-u diniye ve uhreviyede rekabet, gıpta, haset ve kıskançlık olmamalı. Ve hakikat nokta-i nazarında olamaz.
Lem'alar
Nimet-i İlâhiye bir şükrân ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa nimet şükrü görmezse gider.
Mesnevî-i Nuriye
Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında merdud gıybet, matruddur. (Hakikat Çekirdekleri)
İçtimaî Dersler
Bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifâtı, bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor.
Mektubat
Fahr ise ucb ve riyaya medardır.
Barla Lahikası
Cennet, bütün lezâiz-i mâneviyeye medar olduğu gibi, bütün lezâiz-i cismaniyeye de medardır.
Sözler
Samimi bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.
Lem'alar
Hadd-i evsatı gösterecek, ifrat ve tefriti kıracak yalnız felsefe-i şeriatla belâgat ve mantık ile hikmettir.
Muhakemat
Siyaset-i hâzıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet içine girmiş ki, vesvese-i şeyatîn hükmüne geçmiştir.
Sözler
Orucun ekmeli ise; mide gibi bütün duyguları, gözü, kulağı, kalbi, hayali, fikri gibi cihazât-ı insaniyeye dahi bir nevi oruç tutturmaktır. Yani muharremattan, mâlâyaniyattan çekmek ve her birisine mahsus ubudiyete sevk etmektir.
Mektubat
Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir.
Muhakemat
Âlem-i şehadet, avalimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir.
Mektubat
Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizab ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir.
Mektubat
Kâinat kalbindeki ciddi aşk, bir Mâşuk-u Lâyezâlîyi gösterir.
Sözler